Görünmeyeni okumak: Siyasi satrançta ABD ve İran
ABD ve İran örneğinde bir kez daha anladık ki; görünene değil, görünmeyene bakmak gerekiyor... Hesaplar ve sonuçlar, bize birçok şeyi yeniden gözden geçirmemiz gerektiğini gösteriyor.Ayrıca siyasi tarihi doğru okumanın ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor. Sadece üç-beş paylaşıma bakarak yapılan siyasi yorumların ne kadar yüzeysel olduğu da, aslında bilmeyenler için açık bir gösterge niteliğindedir.
ABD ve Başkan Trump’ın hesaplarına baktığımızda; realite bize hâlâ hataların sürdüğünü gösteriyor. Evet, Trump Çin ile bağlantılı Rum hatlarını baypas etmeyi hedefledi ve hâlâ aynı doğrultuda hareket ediyor. Bu yönüyle mantıksal bir zemini var. Ancak İran örneğinde kullandığı üslup, yöntem ve hareket planlaması hatalıydı. Trump’ın sorunu sadece İsrail ve onun yönlendirmesiyle çözmesi mümkün değildi.Gelinen aşamada, Trump’ın Orta Doğu coğrafyasını bilen bir danışman eksikliği, açık şekilde hissediliyor.
İsrail’in üzerine oynadığı rejim değişimi meselesinin bu kadar kolay olmayacağı belliydi. Bunu Trump’ın Devlet Başkanı olarak öngörememesi önemli bir eksiklik olarak karşımıza çıkıyor.Burada mesele, İran ve benzeri yapıların yalnızca direniş kabiliyeti değil; toplumların vereceği reaksiyon ve sosyolojik dokudur. Aşağılanan bir toplum, müttefik değil ancak düşman üretir!..
İran rejimi ve iç yapısı, uzun vadeli süreçlere odaklandığını açık biçimde gösterdi. Gazze bağlamında attığı füzelerle dalga geçildiği bir ortam vardı. Ülke içinde üst düzey isimlerin öldürülmesi, Hamas liderinin şehit edilmesi, İran Cumhurbaşkanı’nın öldürülmesi gibi gelişmeler, İran’ın zayıf halka olduğu algısını oluşturmak için kurgulanmış da olabilir. İran’ın bu süreçteki görece tepkisizliği ise meselenin başka........
