Modern kölelerin afyonu: Kariyer hikâyeleri...
Dün bilgisayarımı karıştırırken bir not buldum. Şöyle yazmışım: "İnsanlık tarihi, hayatta kalma stratejilerinin evriminden ibarettir. Ancak bu evrim her zaman daha iyi bir yere varmaz, sadece daha steril bir hâl alır.”
Bu cümleyi nerede gördüm de yazdım bilmiyorum ama gerçekten de dünyada hiçbir şey iyiye gitmiyor. Mesela değişimin en çok hissedildiği iş dünyasına bakıyorum: Vitrin dışında değişen bir şey yok gibi...
Dün sokak aralarında kaba kuvvet ve raconla kurulan iktidar terazisi, bugün plazaların aynalı camları ardında en şık hâliyle yeniden kuruluyor.
Eskiden mahalle kahvelerinde "Tek başıma on kişiyi nasıl paketledim?" hikâyeleri dönerdi. Şimdiyse havalandırması bozuk toplantı odalarında "Bir sunumla o departmanı nasıl saf dışı bıraktım?" hikâyeleri anlatılıyor.
Dekor değişti, aksesuarlar yenilendi. Mahalle kahvesinin yerini açık ofis, dumanın yerini klima çarpması, iskambil masasının yerini ise cam toplantı odaları aldı. Ama insanın küçük iktidar oyunları hiç değişmedi.
Eskinin kabadayısı mahallede "çete" kurardı. Şimdikiler plazada "network" kuruyor. Eskinin mahalle abisi "Benimle........
