menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ölümün soğuk nefesini ensesinde hissediyordu!

44 0
25.09.2026

Her şey olurdu da işte bu olmazdı. Ne edip, ne etmiş, nasıl kaçabilmişti bu Doğan Bey denilen iki canlı adam? Gözlerine inanamıyordu.

Yanlış işler yapmaz, işten bıkmazdın,

Kibir batağına dalıp çıkmazdın,

Kötülük edeni yakıp yıkmazdın,

Yapacağını yap, pişman olmadan,

Bu geliş nereden, söyle Bey Doğan!

Seyyid Emîr Sultan eyledi hitap,

Yanında bulunsun doğru bir kitap?

Ömür geçer gider, düşersin bitap,

Dikkatli olasın, geçiyor zaman,

Bu geliş nereden, söyle Bey Doğan!

Erkara, Kâbus’un şatosunda Doğan’ı öldürmek niyetiyle okunu fırlatmıştı. Hasım bellediği adamın yerlerde kıvrandığını ve yakalandığını görünce de rahat bir nefes almış. “Bu yarayla öte dünyaya varmasa en azından zindanlara atılacak, sonu yine ölüm olacaktır!” demişti o gece.

Maalesef evdeki hesaplar tutmamıştı. Ne olur, ne olmaz diye esir olduğu yerden kaçabileceğinin ihtimalini düşünerek, Beyazıd Paşa’nın, Atmaca Nuri Bey’in emirliğinde........

© Türkiye