“İşkence görenleri seyretmenin, amma da meraklısı varmış!..”
Halk sabahtan beri yiyip içiyordu. Neredeyse ayakta duracak hâlleri yoktu. Kâbus’un ayağa kalkmasıyla hizmetçiler harekete geçti.
Kâbus, konuşurken kafası hep Osmanlı eşkıyalarının(!) nasıl parçalanacağındaydı. Onların feryâd u figanlarını, yalvarıp el etek öpme istemelerini, seyredenlerin büyümüş gözlerle o canavarlara bakmalarını ve daha neleri düşünmüyordu ki…
Rahat koltuklarına gömülerek merasimi beklediler.
Halk sabahtan beri yiyip içiyordu. Sarhoş olmayan kalmamıştı.
Neredeyse ayakta duracak hâlleri yoktu. Kâbus’un ayağa kalkmasıyla hizmetçiler harekete geçti, ellerindeki dolu kadehleri takdim etti, geri çekildiler. Bütün gözler Kâbus’un üzerindeydi. Elindeki kadehi yukarı kaldırarak, seyirciyi selâmladı. Uğultu hâlinde alkış koptu. "Öldür! Öldür! Öldür!" haykırışları dağı, taşı inletiyordu.
“Dünyanın nizamı böyle kurulmuş! Muhammedîler, asılacak, kesilecek köle, bizler efendi! Hiçbir güç bu kaidenin........
