Ramazân ayının gölgesi başımızın üzerine geldi...
Halkımız arasında “Üç Aylar” diye anılan “Recebü’l-ferd”, “Şa’bânü’l-muazzam” ve “Ramazânü’l-mübârek” aylarının, İslam dininde özel yerleri vardır.
Bilindiği üzere, bazı mekânlar emsâline göre daha mukaddes, bazı insanlar akrânına nisbetle daha muhterem kılınmış oldukları gibi, bazı zamanlar da benzerlerine nazaran daha kudsî, daha mukaddes, daha mübârek kılınmışlardır.
Nasıl ki, altın madeni bakır, demir, kömür gibi madenlerden çok daha üstün ise, yine yâkût taşı diğer normal taşlardan çok daha kıymetli ise, bazı gece, gün ve aylar da diğer normal gece, gün ve aylardan çok üstündürler.
Mukaddes mekânların başında, “Mescid-i Harâm”, “Mescid-i Nebevî”, “Mescid-i Aksâ”, “Mescid-i Kubâ” olmak üzere, Allahü teâlâya ibâdet edilen bütün câmi ve mescidler, O'nun emir ve yasaklarının öğretildiği yerler gelir.
Muhterem insanların başında, “Ülü'l-azm” Peygamberler, “Resûl”ler ve “Nebî”ler gelmektedir. Bunlardan sonra,........
