Yirmi iki yıl ara ile iki resim!
Yirmi iki yıl önce 2004 yılındaki NATO zirvesi Türkiye’de gerçekleşmişti. Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’di. Liderlerin resmî yemeğine Başbakan Erdoğan’ın hanımı Emine Erdoğan’ı davet etmemişti.
Bu durum bir NATO zirvesinde dönemin Cumhurbaşkanının nelerle uğraştığının acı bir ispatı olarak tarihteki yerini almıştı.
Böyle bir zihin yapısıyla nereye varabilirdiniz? Neyi başarabilirdiniz? Böyle bir toplantıdan ne menfaat elde edebilirdiniz?
Diğer ülke liderleri hangi düşüncelerle ülkenize geliyor ve neleri elde edebileceğini düşünürken siz bir hanımın başörtüsü ile uğraşıyorsunuz! Ki bu hanım dönemin başbakanının eşi iken onu liderler yemeğine çağıramıyorsunuz!
Düşmanlık bir tarafa tarihin en büyük ezikliğidir bu.
O dönemde bazı malum zevatlar da NATO zirvesinin en büyük kazanımı olarak görüyorlardı bunu…
22 sene sonra bu kez Emine Erdoğan Hanım, NATO zirvesinde lider eşlerini ağırladı ve aile fotoğrafında en ön sırada yerini aldı.
Gelen liderler üzerinde bir baskı mı oldu... Onu görünce fotoğraf vermeyen mi çıktı... Yemek mi yemediler... Ne oldu... Kim ne düşündü?..
İşte bu iki tarihî hadise Türk gençliğine, geleceğin Türk idarecilerine mutlaka bazı dersler verecektir, vermelidir.
Birincisi kişiliksiz ve ezik bir siyasetin ürünüdür. İkincisi ise kültürünle, vakarınla olduğun gibi görünmektir.
Tarihinle, dilinle, dininle değerlerinle barışık olmaktır.
Tarihi, kişiliksizlik insanlar yazmaz, onların kimsenin yanında değeri de olmaz. Vakar ve şahsiyet liderlerin olmazsa olmazlarıdır.
Mehterle yürekler kabarık!
Mehter tarihimizin en güçlü sesi en parlak musikisi idi. Osmanlı döneminde onun kösleri vurmaya başladığında dünya sallanırdı. O sadece savaşta uygulanmazdı. Osmanlının ilk dönemlerinde günde beş kez olmak üzere, her namazdan önce nevbet vururdu. II. Mehmed Han zamanında yalnız ikindi namazlarından önce çalınmasına karar kılındı. Mehter; kılıç alaylarında, cülus verildiğinde, zaferlerde, şehzade ve sultanların doğum ve sünnet düğünlerinde de görevlerini icra ederdi.
Asırlar sonrasında 36. NATO zirvesinde dünya liderlerine dinletmek en anlamlı hareketten biri idi. Ancak gerek mehterin vurması ve gerekse yeniçerilerin temsilî duruşları dahi birilerini ziyadesiyle rahatsız etti.
Türkiye’de birileri gerçekten tarihi ile bağını tam anlamıyla koparmış........
