menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Terörsüz Türkiye: Kim rahatsız, neden rahatsız?

21 0
09.08.2026

Tarih, kâğıt üstünde yazılan maddelerden ibaret değildir; milletlerin irfanıyla, sabrıyla ve akılla ördüğü çetin bir yürüyüşün adıdır. Türkiye, işte bu yürüyüşün en kırılma noktalarından birinde, hafızasını tazeleyerek yeni bir sabaha uyanıyor.

İdrakimize giydirilen prangaları kırmanın, tarihin bizi çağırdığı o muhkem kavşakta hesap sormanın değil, hesap görmenin vaktidir. Uçurumlardan düşen bir neslin dramı ne trajedidir ne de komedi; yalnız bir çöküştür.

Dünya ahlaki, hukuki ve siyasi krizlerin gölgesinde savrulurken; jeopolitik rekabetlerin ve ekonomik gerilimlerin uluslararası sistemi sarstığı kaotik bir dönemden geçiyoruz. Devlet dışı silahlı aktörlerin, organize göçlerin merkez üssü olan bu coğrafyada, Türkiye'nin varlığını koruması hayati bir meseledir.

Önümüzde asırları şekillendirecek bir fırsat penceresi aralandı. TBMM Adalet Komisyonunda günlerdir konuşulan "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", yarım asırdır bu milletin canını yakan kanlı bir dönemi devlet aklıyla kapatmanın ilk hamlesidir.

Yıllardır buğdaya su yürütür gibi terörle mücadele ediyor bu aziz devlet. Güvenlik güçlerimiz dağda, sınır ötesinde destanlar yazdı. Ama biliyoruz ki kronikleşmiş yaralar sadece askerî tedbirlerle kapanamaz; siyasi ve demokratik aklın da devreye girmesi şarttır. MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu o irade ve Sayın Cumhurbaşkanı’mızın dirayetiyle devlet politikası hâline gelen "Terörsüz Türkiye" hedefi, geçici bir siyasi heves değil, bu milletin ortak yeminidir.

Tabii ortalıkta yine o bilindik gürültü kopuyor. Kimi çıkmış "müzakere" diyor, kimi "pazarlık" diyor. Buradan çok net söyleyelim; devlet kimseyle pazarlık masasına oturmadı, oturmaz! Ortada olan şey, terör örgütünün silah bırakma kararlarının devletin meşru organları tarafından teyit edildiği, sınırları sıkı sıkıya çizilmiş kontrollü bir tasfiye sürecidir. Muhataplık dediğimiz şey ise taviz vermek değil, egemen devletin şartlarının kayıtsız şartsız kabul edilmesidir.

PEKİ… TERÖRSÜZ TÜRKİYE’DEN KİM RAHATSIZ? VE........

© Türkiye