Türk dünyasının ‘ortak alfabe’ zaferi…
Gaspıralı İsmail’in rüyası gerçeğe dönüşüyor...
Astana’da, Türk dünyasında zihinlerdeki sınırları tamamen ortadan kaldıran çok sessiz ve derinden gelen tarihî bir devrime onay verildi. Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) uzun süredir üzerinde çalıştığı ve nihayet resmî uygulama kılavuzunu da onayladığı 34 harfli Ortak Türk Alfabesi, 10 yıl içinde ülkeler arası entegrasyonunu tamamlayacak.
Bu tarihî adım sadece bir dilbilimi çalışması değildir. Bu adım Bakü’den Aşkabat’a, Astana’dan Ankara’ya kadar uzanan devasa bir coğrafyanın köprülerini yeniden inşa etme hamlesidir.
Aslında bu hikâye yeni başlamadı. Bundan tam 140 yıl önce, Kırım’da bir meşale yakan İsmail Bey Gaspıralı, "Dilde, fikirde, işte birlik" diyerek yola çıkmıştı. Onun çıkardığı Tercüman gazetesi, İstanbul’dan Kaşgar’a kadar her Türk aydınının masasına gidiyor ve herkes aynı satırlarda buluşuyordu.
Ancak 20. yüzyılın sert rüzgârları, Sovyetler Birliği’nin baskıcı politikalarıyla birleşince bu bağ koptu. Stalin rejimi, kasıtlı olarak her Türk boyuna farklı fonetik simgeler barındıran Kiril alfabesini dayattı. Amaç basitti! Bir Kazak ile bir Kırgız, bir Azerbaycan Türkü ile bir Özbek birbirini kesinlikle okuyamasın, anlayamasın!
İşte bugün üzerinde uzlaşılan 34 harfli bu yeni sistem, aslında tarihin elimizden aldığı o büyük ortak hafızayı geri isteme iradesidir. Bu irade aynı........
