menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mübarek müsekkin gibi adeta, otur avlusunda ferahla: Beş dakikalığına uğradık beş saatte çıkamadık

13 1
previous day

Seyyah Nasır-ı Hüsrev sefernamesinde “Diyarbakır Ulucami öyle muhkem ve mükemmeldir ki” der “daha düzgün olması muhaldir (mümkün değildir).”

iliyorsunuz en kıymetli mescid Kâbe-i Muazzama ve etrafındaki Mescid-i Haram.
Sonra elbette Mescid-i Nebi gelir.

Bilahare Efendimizin “Gidin namaz kılın, hiç olmazsa kandillerine yağ yollayın” buyurduğu ilk kıblemiz mazlum mabedimiz Mescid-i Aksa!

Dördüncü hakkında bir nakil yok ama Medine-i Münevvere’deki Kuba Mescidi, Mescid-i Cuma, Mescid-i Kıbleteyn, Hendek Harbi’nde kurulan küçük sahabe mescidleri ve mikat mahallindeki Zulhuleyfa Efendimizle (sallallahü aleyhi ve sellem) şereflenenler arasında.

Mekke-i Mükerreme’ye gelelim, Arafatta Mescid-i Nemira, Müzdelife’de Meş’ar-i Harâm, Mina’da Biat Mescidi, Hudeybiye ve Cin Mescidi mekân olmuş kıssalara.

Şam Ümeyye, Halep Zekeriyya aleyhisselam, Kahire Amr ibn-i Âs, Keyruvan Ukbe bin Nâfi, Bağdat Azamiye, Kâzımiyye, Abdülkadir Geylâni ve Ma’rûf-u Kerhi Mescidleri de feyzlidir mutlaka. Eğer bir Somaliliye sorarsanız Mogadişu Fahreddin Camii de onlar arasında.

İstanbul’da da cami çok ama Fatih, Ayasofya, Bayezid, Süleymaniye, Eyyûb Sultan ve Molla Zeyrek sanki daha başka. Niye? Çünkü medrese sahibidir, hocaları seçmedir, kütüphanesi zengindir, talebesi ziyadedir ve cemaatin ilmî seviyesi yüksektir.

Anadolu’da yapılan ilk mescidlerden biri Hatay Habib-i Neccar, diğeri Diyarıbekir Ulucami. Asırlardır ulemayı ağırlar, nice Allah dostu geçer kubbesinin altından.

Bazı ezik Turist rehberleri ecnebilere şirin görünmek için şu iki cümleyi çok kullanırlar: “Efendim burası eskiden kiliseydi” biir. “Biz bunu Ermenilerden öğrendik” ikiii.

Ellerinde belge yok, senet yok Diyarbakır Ulucami’nin kiliseden çevrildiğini üfürüyorlar ulu orta. Dönemin Hristiyan kaynaklarında, Heraclius tarafından yaptırılan kilisesinin fethi müteakip de açık olduğu yazılı oysa.
Bir kere Diyarbakır Ulucami sıfırdan cami olarak inşa edilir. Emek, fikir, para külliyen Müslümanlarda.

Şehirde ilk ezan hicri 18 yılında (MS 639) okunur.

Şimdi hicri kaçtayız? 1447.

1.447 - 18 = 1.429 senedir camidir yani.
İstanbul’un en eski selatin camii Bayezid’dir, daha yeni girdi 520 yaşına.

Efendim, Melikşah 1082’de Şam Emeviye Camii’nin çöken kubbe ve pâyelerini yeniden yaptırır, çıkan iş hoşuna gitmiş olacak ki Diyarbakır Ulucami’yi de ona benzetir. İnşaatın başına bizzat şehrin valisi Amidüddevle Ebu Mansur Muhammed’i koyar. Nitekim Creswel de Diyarbakır Ulucami’nin sivri kemerleri ve üç sahnı ile o dönem Bizans mimarisine uymadığını yazar. Her ne kadar Şam Ümeyye Camii’ne benzese de sanat tarihçileri onu “Selçuklu eseri” sayar.

Gezin göreceksiniz, üzerinde kitabe ve kelâmı kibar olmayan tek duvar yok. Evet harabelerden bulup kullandıkları Bizans sütunları var ama bunu gizli saklı değil göstere göstere yaparlar. Ecdat........

© Türkiye