menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Rüzgâr gibi geçti!..

16 0
previous day

Ankara, NATO tarihinin en kritik zirvelerinden birine ev sahipliği yaptı. 32 ülkenin devlet ve hükûmet başkanı, 100 bakan, binlerce yabancı heyet mensubunun katıldığı zirveyi 3 bine yakın uluslararası basın mensubu takip etti.

Türkiye’nin askerî kapasitesi, savunma sanayisi ve stratejik konumu bu yakın temasla çok daha görünür hâle geldi. 50’nin üzerindeki toplantıya katılan Türkiye’nin değişen ve güçlenen güvenlik yeteneği ile yüzleşen bakan ve lider geldikleri gibi dönmediler.

Muhtaç olmamak, insanlar gibi devletlerin de en büyük güçlerinden biridir. Devletler de kendi hayat alanını kurduklarında değerli görünür.

İttifakın NATO 3.0 olarak tanımlanan yeni rotası “kolektif savunma, savunma sanayinde ortak üretim ve caydırıcılık kapasitesinin güçlendirilmesi” olarak açıklansa da asıl hedef İsrail ile birlikte çamura batan ABD’nin kendini aklama operasyonudur. İkinci Dünya Savaşı sonrasında sözde küresel sistemin koruyucu kalkanı olarak kurulan NATO sahada Amerikan İmparatorluğunu küresel ölçekte hegemonik bir güce dönüştürme operasyonudur. Gelinen tıkanmışlıkta ABD’nin ihtiyacı olan yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi; (NSS), küresel kuşatma yerine "Önce Amerika/America First” ilkesini merkeze almaktadır.

ABD’nin yeteneklerini içerideki sosyal ve siyasi erozyon ile mücadeleye çevirmesiyle........

© Türkiye