Hiram Abas’ın son istihbarat raporu
İstihbaratın; iktidarla kimi zaman doğrudan kimi zaman dolaylı, ama hep derin bir ilişkisi olmuştur. Devletler, doğal olarak istihbari anlamda bilgiye, rakiplerden, yani diğer devletlerden önce erişmeyi ve dahası onu tekeline alarak başkalarının ulaşmasını engellemeyi tutkulu bir strateji olarak benimsemiş ve bu uğurda gerektiğinde can feda etmek de dâhil büyük bedeller ödemeyi göze almıştır.
Türkiye’de, pek çok muvazzaf veya emekli Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubu şehit vardır. Bunlardan biri de istihbarat tarihimizin en tanınmış isimlerinden biri, hatta birincisi olan Hiram Abas’tır. Abas, 26 Eylül 1990 tarihinde Dev-Sol terör örgütünün üstlendiği, ama arkasında yabancı gizli servis parmağı aranması gereken bir suikastla şehit edilmiştir. Dev-Sol, MİT’in eski Müsteşarı Adnan Ersöz’ü de 13 Ekim 1991’de şehit etmiş bir örgüttür.
Bugünkü yazımda Hiram Abas’ın ölmeden önce dönemin başbakanı ve ayrıca cumhurbaşkanı olan Turgut Özal’a sunduğu iki istihbarat raporu ışığında maziden bugüne bakacağız. Aslında MİT’in ilk sivil müsteşar adayı olan Abas, Özal’ın başbakanlığı döneminde Teşkilat’ın başına getirilmek istenmişti.
Abas’ın şehit edilmesinde rolü olduğunu düşündüğüm bu raporlardan ilki bilhassa önemli. Ama raporlara odaklanmadan önce “Bir adamı tanımak için babasını, dedesini tanımak elzemdir” prensibi gereği, Mübarek Galip Eldem’i, yani Abas’ın dedesini tanıyalım.
İSTİHBARATÇILIĞI DEDESİNDEN MİRAS ALDI
Cumhuriyet tarihinin hiç kuşkusuz en meşhur istihbaratçılarından biri olan Hiram Abas’ın şöhreti önce istihbarat âleminde yayıldı. Çünkü ailesinden, dededen gelen bir şöhreti vardı. Adını, Süleyman Tapınağı’nın baş mimarı olan Hiram Usta’dan alan Hiram Abas’ın dedesi Mübarek Galip Eldem bir mason ve bir........
