İran’a ABD-İsrail saldırısı ve NATO
ABD ile İsrail’in İran’a yönelik askerî saldırıları, uluslararası siyasette yeni ve tehlikeli bir tartışmaya yol açtı: Bu savaş NATO’nun savaşı hâline gelir mi? Daha açık bir ifadeyle, NATO ülkeleri bu savaşa dâhil olmak zorunda mıdır? Bu soruya verilecek doğru cevap, mevcut şartlar altında, bu savaşın NATO’nun savaşı olmadığı ve NATO’nun bu savaşa kurumsal olarak dâhil olması için hukuki veya siyasi bir zorunluluk bulunmadığıdır.
NATO’nun kuruluş mantığı ve hukuki temeli, 1949 tarihli Kuzey Atlantik Antlaşması’dır. Bu antlaşmanın en bilinen hükmü olan 5. Madde, NATO’nun kolektif savunma ilkesini düzenler. Buna göre, NATO üyelerinden birine yapılmış silahlı saldırı bütün üyelere yapılmış sayılır ve müttefikler saldırıya uğrayan ülkeye yardıma koşar. Ancak, bu mekanizmanın devreye girebilmesinin açık bir şartı vardır: NATO üyesi bir ülkenin saldırıya uğramış olması.
Bugün İran ile yaşanan çatışma böyle bir durum değil. İran’ın NATO üyesi herhangi bir ülkeye yönelik bir saldırısı bulunmamaktadır. Tersine, yaşanan, ABD’nin İsrail’le birlikte İran’a karşı askerî saldırı başlatmasıdır. Bu durum NATO’nun kolektif savunma mekanizmasını doğrudan devreye sokan bir gelişme teşkil etmez. Başka bir ifadeyle, bu savaş NATO’nun ortak kararıyla başlamadı, ABD’nin kendi........
