Afganistan’da neler oluyor?
Afganistan’da Taliban yönetiminin 7 Ocak 2026’da yürürlüğe koyduğu, 119 maddelik yeni “ceza yargılaması/mahkemeler için ceza usulü” düzenlemesi (kamuoyuna açık bir tartışma ve istişare olmaksızın hazırlanıp uygulamaya sokulmasıyla) yalnızca teknik bir usul metni değil; iktidarın toplumu yeniden tasarlama ve itaat üretme projesinin hukuk diliyle tahkim edilmesi gibi görünüyor. Metnin varlığının dahi kamuya açık bir süreçle değil, sızıntılar ve insan hakları örgütlerinin duyuruları üzerinden gündeme gelmesi bu “hukuk yapma” tarzının kendisinin bile hukukun hâkimiyeti fikriyle çatıştığını düşündürüyor.
İlk mesele, hukuki eşitliğin (eşit koruma) bilinçli biçimde aşındırılmasıdır. Düzenleme, toplumu “özgür” ve “köleleştirilmiş” kişiler diye ayırmakla kalmıyor; ayrıca “ulema/ilk derece”, “elitler”, “orta sınıf” ve “alt sınıf” gibi katmanlar üzerinden ceza ve muamelenin farklılaştırılmasını sistematik hâle getiriyor. Üstelik bu farklılık “suçun niteliği” üzerinden değil, failin statüsü üzerinden kuruluyor: Kimi gruplar için “uyarı/bilinçlendirme” gibi sonuçlar öngörülürken, alt tabakalar için “tehdit ve dövme/kırbaç” gibi bedensel cezalar normalleştiriliyor. Bu, modern anlamıyla kanun önünde eşitlik........
