"Allah’ım, bize dünyâda da âhirette de iyilik ver"
Hamîd-üt-Tavîl hazretleri, Tâbiîn’in meşhur hadîs âlimlerindendir. Basra’da yaşadı ve 143 (m. 761)’de namaz kılarken vefât etti.
Bu zât rivâyet ediyor:
Peygamberimiz “aleyhisselâm”, bir gün çok zayıf, kuş yavrusu gibi olmuş bir kişiye rastladı.
“Sen Allahü teâlâdan bir şey istiyor muydun?" diye sordu.
"Evet yâ Resûlallah!" dedi.
"Allah’ım! Bana âhirette ne ile cezâ vereceksen onu dünyâda ver, diye duâ ediyordum” dedi.
"Sübhânallah! Sen buna tâkat getiremezsin. Sen, ‘Allah’ım! Bize dünyâda da âhirette de iyilik ver ve bizi Cehennem azâbından koru’ diye duâ et" buyurdu.
“Bize namâzın üstünlüklerinden bahseder misiniz efendim” dediler.
“Doğru kılınan bir namaz, peygamberlerin sünneti, meleklerin sevdiği, yerin ve göklerin nûru, bedenin kuvveti, rızkın berekâtı ve duânın kabûlü, ölüm meleğine şefâatçi ve kabirde ışık, Münker ve Nekir’e cevaptır” buyurdu.
Abdüllatif Uyan'ın önceki yazıları...
