menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dış Türkler, İnsan Hakları ve Doğu Türkistan

9 0
yesterday

Dış Türkler, İnsan Hakları ve Doğu Türkistan

Misak-ı Milli sınırları içinde bulunan Musul-Kerkük konusunda Lozan’da mutabakat sağlanamamış, 1926 Ankara Antlaşması ile bugünkü statü ortaya çıkmıştır. İzmir Demokrasi Üniversitesi’nin, Türk Tarih Kurumu ve Dokuz Eylül Üniversitesi’yle düzenlediği etkinlikte yüzyıl önce imzalanan sözleşme ele alınmıştır. “Musul Meselesi ve Ankara Anlaşması: Tarih, Diplomasi ve Gelecek (1926-2026)” başlıklı etkinlikte, 1926 mutabakatına giden süreç, dönemin şartları çerçevesinde ele alınarak günümüze yansımaları tartışılmıştır. Güney komşularımızdaki gelişmeler, mevcut ve muhtemel risklerle Türkiye’nin yapması gerekenlerin yüz yıl önceki sözleşme boyutu bulunmaktadır.

2007’den beri Kuzey Irak aşiretlerinden heyetler kendi mahallerinde, Hatay’da, İstanbul’da, Ankara’da Türkiye’ye katılmak arzularını seslendirdiler. Fakat seslerini duyuramadılar, hatta cezalandırıldılar. Mesela 2007’de Irak Kürtlerinin p’ini temsil eden 65 aşiret lideri, Talabani ve Barzani’nin İsrail için çalıştıklarını, kendilerinin Türkiye’ye katılmak istediklerini deklare ettiler. Ancak bununla ilgili haberler gazetelerin diplerinde, küçük puntalarla yer bulabildi. Hükümet sözcüsü, komşu ülkelerinin toprak bütünlüğüne saygılı olduğunu, uluslararası sözleşmelere uyduklarını açıklayabilirdi. Bununla beraber yanı başımızdaki dindaş, soydaş, akraba ve diğer etnisite mensuplarının hakları konusundaki hassasiyetlerinin takipçisi olduklarını söyleyebilirdi. Bu heyetlerle ilgili haberler, röportajlar, özel programlar her gün ayrı bir kanalda yayınlanabilir, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının misafiri olabilirlerdi. Temel insan hakları konusundaki talepleri, Türkiye’nin de uluslararası hukuk temelli haklarıyla örtüştüğü halde âdetâ dövülerek ülkemizden çıkarıldılar. Daha hazin olanı ise yakın dönemde yaşanmış bu hadiselerden değil uluslararası ilişkiler öğrencileri, çoğu akademisyen dahi haberdar olmamış, özellikle unutturulma siyaseti uygulanmıştır.

Avrasya’nın her köşesinde olduğu gibi Irak Türkmenleri’nin de Türk olmaları ve Türkiye’ye ilgi duymaları, cezalandırılma sebebi olmuş; etnik ayrımcılık her gelişmede bir kademe daha tırmanmıştır. Buna karşın aydınlar ve yöneticilerin ilgisizliği, umursamazlığı herkesi kahretmiştir. Jus Cogens statüsündeki hakları yok sayarak “ama egemenlik hakkı” gerekçesini dillendirmeleri, cehaletin ötesinde ihanettir. Belirtmek gerekir ki özel ve genel sözleşmelerden kaynaklanan hakları kullanmak yerine “Musul 81., Kerkük 82. Vilayetimiz” benzeri söylemler oradaki soydaşlarımıza artan baskı, hatta idam sebebi olmuş, sorunların çözümsüzlüğünü derinleştirmekten başka bir işe yaramamıştır. Bir davayı yok etmenin en kestirme yolu, onu sloganlaştırmak olduğu bu........

© Turkish Forum