Berlinale Günlüğü: Siyaset, Sessizlik ve Konum Alma
Berlinale’nin açılış filmi yalnızca bir film değildir; festivalin o yıl dünyaya nasıl bakmak istediğinin ilanıdır. Bu yıl o ilanı taşıyan film; “No Good Men”.
Berlinale’nin açılış filmi yalnızca bir film değildir; festivalin o yıl dünyaya nasıl bakmak istediğinin ilanıdır. Bu yıl o ilanı taşıyan film; “No Good Men”.
76’ıncı Berlinale başlar başlamaz siyaset tartışmasının içine düştü. Jüri başkanı Wim Wenders’in “Sanatçılar siyasetin dışında kalmalı…” sözleri festival çevresinde geniş yankı uyandırdı. Hint yazar Arundhati Roy, jürinin Gazze’ye ilişkin açıklamalarını “vicdansızca” bularak festivalden çekildiğini duyurdu. Tartışma büyürken, Türkiye’den Altın Ayı için yarışan Emin Alper de Wenders’in sözlerine açıkça karşı çıkarak bu yaklaşımı kabul etmesinin mümkün olmadığını dile getirdi.
Jüri başkanı Wim Wenders’in düşüncesinin aksine, Berlinale uzun yıllardır “politik festival” kimliğiyle anılıyor. Bu nedenle sanatın siyasetle ilişkisine dair böylesi bir tartışma, yalnızca bir polemik değil; festivalin kendini nasıl konumlandırdığına dair bir kriz anına da dönüşmüş durumda.
Tam da bu atmosferde programdaki seçkileri izlemek için salonlarda yerimizi aldığımızda, ister istemez durumu başka bir gözle okuma gereksinimi de ortaya çıkıyor.
Bu noktada, Berlin merkezli bağımsız bir uluslararası satış ve yapım şirketi olarak son yıllarda Avrupa festival haritasında dikkat çekici bir ağırlık kazanan ve özellikle Berlinale ile kurduğu güçlü bağ sayesinde yalnızca bir satış ajansı olmaktan çıkıp festival dolaşımını şekillendiren şirketlerden biri haline gelen WOLF’ün Berlinale haritasına bakmak anlamlı. Çünkü şirketin Berlin’de temsil ettiği filmler, tam da kimlik, devlet, şiddet, göç ve tarih gibi politik eksenlerde yoğunlaşıyor.
Bu kapsamda WOLF’ün temsil ettiği yapımlar üzerinden Berlin haritasına bakıldığında belirgin bir strateji görülüyor: Açılışta politik-romantik bir film, Panorama’nın açılışında kuşaklar arası ve göç temalı bir aşk hikayesi ve güncel Alman sağının içyüzünü hedef alan bir hukuk draması, yarışmada kimlik ve tarih eksenli bir dönem filmi ve sömürge geçmişine bakan Avustralya anlatısı… Coğrafyalar farklı ama ortak bir zemin var: Kimlik, devlet, aidiyet ve kırılganlık.
Berlinale’nin açılış filmi her zaman bir mesaj taşır. Bu yıl o mesajı taşıyan film; “No Good Men”. Yönetmenliğini Shahrbanoo Sadat’ın üstlendiği film, 2021 Afganistan’ında, Taliban’ın geri dönüşünden hemen önceki son günlerde geçiyor. Kabil’in ana televizyon kanalındaki tek kadın kameraman........
