16 Haziran 1950’de DP, Arapça ezanın önünü açıp yol veren yasa değişikliğini yapmıştı
· Ziya Gökalp (1876/1924) 1915 yılında yazdığı Vatan şiirinde: “Bir ülke ki camiinde Türkçe ezan okunur,/ Köylü anlar manasını namazdaki duânın. / Bir ülke ki mektebinde Türkçe Kur’ân okunur. / Küçük büyük herkes bilir buyruğunu Hüdâ’nın. / Ey Türkoğlu, işte senin orasıdır vatanın! “ mısralarıyla milletin Türkçe ibadetinin önem ve gereğine işaret eder.
· Her alanda büyük devrimleri en kısa sürede gerçekleştiren Genç Cumhuriyet Yönetimi yaptığı hukuki düzenlemeler ile (17 yıl sonra Gökalp’in özlemini) 18 Temmuz 1932 tarihinde camilerde Türkçe ibadet ve ezanın Türkçe okunmasını başlatır. Ancak ömrü bu mutluluğu görüp yaşamasına imkan vermez.
· Türkiye’de, tam 18 yıl süreyle halkın diliyle minarelerden namaza çağrı (ezan) ve camilerinde Türkçe ibadet yapılır.
· 14 Mayıs seçimlerin ardından başbakanlığa oturur oturmaz Adnan Menderes’in” Halka mal olmuş olmamış inkılaplar “ lakırtılarına alenen başlar.
· Hemen 15 gün sonra 29 Mayıs 1950 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu kürsüsünden “Millete mal olmuş inkılapları muhafaza edeceğiz, millete mal........
