menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaşın ahlakı ve çifte standartlar

28 0
16.03.2026

Savaş, insanlık tarihinin en acı ve en ağır tecrübelerinden biridir. Sadece cephede kaybedilen hayatlarla değil; çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden sivillerin hedef alınması, geride bırakılan yıkım, travma ve adaletsizliklerle de toplumların hafızasında derin izler bırakır. Bu nedenle modern dünyada savaşın dahi bir ahlakı ve hukuku olması gerektiği düşüncesi ortaya çıkmıştır. Uluslararası hukuk, savaşın sınırlarını belirlemeye ve sivilleri korumaya yönelik çeşitli kurallar geliştirmiştir.

Ne var ki son yüzyılın tecrübesi, bu kuralların uygulanmasında ciddi bir çifte standart bulunduğunu açık biçimde göstermektedir.

Bugün uluslararası sistemde savaşın kuralları büyük ölçüde ABD ve Avrupa güdümünde kurumlar tarafından belirlenmektedir. İnsan hakları, savaş hukuku ve sivillerin korunması gibi ilkeler evrensel değerler olarak sunulmaktadır. Ne var ki mesele bu ülkelerin kendi güvenlikleri, çıkarları veya müttefikleri olduğunda bu kurallar hızla devreye girerken, aynı hassasiyet dünyanın başka bölgelerinde yaşanan trajediler için çoğu zaman gösterilmemektedir.

Örneğin,2015 yılındaFransa’nın başkenti Paris’te gerçekleşen ve 17 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırıları sonrasında dünya siyasetinin refleksi oldukça hızlı oldu. Yaklaşık 50 ülkenin devlet ve hükümet başkanı kısa süre içinde Paris’te bir araya gelerek teröre karşı birlik mesajı veren yürüyüşe katıldı. Bu yürüyüş adeta küresel bir gövde gösterisine dönüştü. Üstelik o yürüyüşte İslam coğrafyasından gelen liderlerin büyük bölümü ön sıralarda yer aldı.Ancak dikkat çekici olan nokta, aynı duyarlılığın dünyanın başka bölgelerinde yaşanan bin katı trajediler için çoğu zaman gösterilmemesidir. 

Özellikle İslam........

© Türkgün