Başkentte 100 bin yürek!
Tarihinden, değerlerinden, aile bağlarından, milli aidiyetinden koparılmış bir gençlik, kendi çağının öznesi olmaktan çıkarak başkalarının kurduğu akımların, modaların, sanal örgütlenmelerin ve karanlık çetelerin kullanışlı malzemesine dönüşür.
Türkiye’nin başına örülmek istenen çorabın kumaşı bu cinstendir.
Artık inkâr edilemeyen gerçek şudur ki Türk gençliği çok katmanlı bir kuşatma altındadır.
Gençliğin sıhhatli yetişme zemini öylesine hırpalanmış durumda ki suç literatürümüze “suça sürüklenen çocuk” gibi iç burkan bir tabir bile girdi.
Bu yüzden gençlik için söylenen “yarınlarımızın teminatı” sözü harcıâlem bir övgüden ibaret görülemez.
Tam aksine bir memleketin istikbali, o ülkenin genç nesillerinin istikametiyle kader birliği içindedir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe bakışı bu tarihi hakikatin üzerine oturmuş durumdadır.
Gazi’nin “1919 senesi........
