menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Devlet Bahçeli: Çiftçi yalnız değildir!

23 0
17.04.2026

Türk siyasetinde bazı liderler vardır; söyledikleri sadece bir konuşma değil, bir milletin yönünü ve yürüyüşünü tayin eden iradenin ifadesidir. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, işte bu yüksek sorumluluk bilinciyle hareket eden, meselelere günübirlik değil; ekonomik, sosyal ve stratejik bütün boyutlarıyla bakan bir devlet adamıdır. 

Sayın Bahçeli, çoğu zaman gündemi sessizce takip eder, her başlığı titizlikle tartar; ancak gerekli gördüğünde sözünü tam yerinde, tam zamanında ve en net biçimde söyler. “Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben” anlayışını sadece dile getiren değil, her duruşuyla hissettiren Sayın Bahçeli; çiftçinin kendilerini yeterince temsil edilmediğini, yalnız olduklarını hatta seslerini kimseye duyuramadıklarını düşündükleri bir dönemde tarımı, çiftçi ve üreticiyi merkeze alan çıkışı, onun milletin gerçek meselelerine olan hassasiyetini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bu duruş, yalnızca bir konuşma değil; uzun süredir sesi kısık kalan çiftçiye sahip çıkan güçlü bir iradenin tezahürüdür.

Sayın Bahçeli’nin Grup Toplantısı’ndaki tarihi açıklamaları, Türk tarımı için sıradan bir siyasi söylem değil; doğrudan bir “Milli Güvenlik ve Beka Doktrini” niteliğindedir. Bir tarım yazarı gözüyle bu vizyonu analiz ettiğimizde, karşımıza tam bağımsız Türkiye’nin “Gıda Anayasası” çıkmaktadır. Sayın Devlet Bey’in ortaya koyduğu bu ufuk, tarımı bir hobi veya yan sektör olmaktan çıkarıp, vatanın savunulması gereken en kritik cephesi olarak tescil etmiştir.

Sayın Bahçeli’nin tarımı “toprağın hayatla buluşma biçimi” olarak tanımlaması, çiftçimizi stratejik bir özne haline getirmiştir. MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin ifadesiyle; “Huduttaki Mehmetçik neyse, tarladaki çiftçi de bu ülkenin aynı derecede ehemmiyetli bekçisidir.” Bu yaklaşım, çiftçimizin nasırlı ellerini ve dökülen her damla alın terini vatan savunmasının asli bir parçası sayarak onore etmektedir. Köylüyü yeniden “milletin efendisi” yapan, üreticiyi “kâr maksimizasyonu” peşindeki fırsatçılara karşı devlet eliyle koruyan bir model, milliyetçi kalkınmanın sarsılmaz temelidir.

Günümüzde gıda, küresel güçlerin elinde........

© Türkgün