menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD kimin çiftçisini koruyor?

17 0
27.02.2026

Son günlerde küresel tarım kulislerinde yeni bir kavram yankılanıyor: “Agricultural Lawfare”, yani tarımsal hukuk savaşı. ABD Tarım Bakanlığı (USDA) tarafından yayımlanan “Çiftçi ve Hayvancı (besici) Özgürlük Çerçevesi” belgesi, bu kavramı merkeze alarak modern dünyada tarımın sadece bir üretim meselesi değil, bir egemenlik ve mülkiyet mücadelesi olduğunu ilan ediyor.

Türkiye’den bakıldığında bu tablo çoğu zaman “Vay be, adamlar çiftçisini stratejik unsur olarak nasıl da koruyor!” dedirtecek türden. Ancak madalyonun öteki yüzü, Washington’ın ustaca kurguladığı bir siyasi illüzyonu barındırıyor.

Belgeyi incelediğinizde ilginç bir retorik fark ediyorsunuz. Trump yönetimi altındaki USDA; bürokrasiyi, aşırı çevre düzenlemelerini ve mülkiyet haklarına yönelik saldırıları adeta “dış bir düşman” gibi tanımlıyor. Oysa bu mülkiyet haklarını aşındıran, 2005’teki Kelo v. City of New London kararı gibi hukuki zeminleri hazırlayan veya çiftçiyi devasa bir çevre mevzuatı altında ezen yine bizzat Amerikan devlet aygıtının kendisiydi.

Burada tam bir “kendi kolunu yaralayıp, sonra yaptığı pansumanla övünme” durumu var. Önceki yönetimlerin (belgede sıkça hedef alınan Biden dönemi gibi) veya farklı bakanlıkların çıkardığı zorluklar, sanki devletten bağımsız bir afetmiş gibi sunuluyor. Sonra USDA çıkıp “Sizi bu hukuk savaşından biz kurtaracağız” diyor. Yarayı açan elden hiç bahsedilmiyor; sadece o yaraya merhem süren el ön plana çıkarılıyor. Bu, küresel bir hegemonun kendi içindeki siyasi hesaplaşmayı, “çiftçi dostu” bir kurtuluş destanı gibi........

© Türkgün