Köprü ve Otoyol Özelleştirmesi: 30 Yıllık İpotek ve Gerçekler
5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile devlete ait köprü ve otoyolların işletme haklarının 30 yıllığına devredilmesinin yolu açıldı. Bu karar, kamu borçlarını amorti etmiş ve hali hazırda kamuya gelir sağlayan altyapı varlıklarının geleceğine yönelik geniş çaplı bir tartışma başlattı.
Devredilecek Varlıklar içinde 15 Temmuz Şehitler Köprüsü (Boğaziçi Köprüsü), Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ile bugün vatandaşın makul ücretler karşılığı kullandığı 8 otoyol, 2 çevreyolu ve bunların hizmet alanları bulunuyor.
Karara ilişkin açıklama yapan Yeni Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, bu işletmelerin 2025 yılında yaklaşık 600 milyon dolar kâr sağladığını, 30 yıllık toplam kârın ise yaklaşık 18 milyar dolara ulaşacağını savundu.
30 yıllık bir devirden bahsediliyor! İnsan ömrü açısından, nesillerin değiştiği bir süre bu. Bu gerçekliğe rağmen iktidar "mülkiyet satılmıyor" argümanına sığınıyor. Buna karşılık uzmanlar; bir varlığın gerçek ekonomik değerinin onun sunduğu nakit akışı olduğunu, 30 yıl boyunca tüm gelirin özel şirkete geçmesinin fiilen tam yetki devri anlamına geldiğini savunuyor.
"Köprü ve Otoyollar Sanıldığı Kadar Kârlı Değil" Savunusu Doğru mu?
Yetkililer ayrıca bu köprü ve otoyolların yüksek karlı işletmeler olmadığı, bakım onarım masraflarının yüksekliği bahanesine sığınıyorlar. Bağımsız uzmanlar ve muhalefet iktidarın bu iddiasını reddediyorlar. İktidarın bu yöndeki açıklamaları, “bu işletmelerin devrinde pazarlık gücünü düşürmez mi” sorusunu da gündeme getiriyor.
Nitekim Fatih Altaylı bir yazısında; “Satışı makul ve gerekli göstermek için bu yol ve köprülerin çok da kârlı olmadığını iddia ediyor iktidar sözcüleri. Tarihte ilk kez bir satıcı “ayranım ekşi” diye pazara çıkıyor üstelik de ayran ekşi falan değil” diyor.
İktidar sürecin “şeffaf ve hesap verilebilir” (!) bir biçimde yürütüleceğini iddia etti. Halbuki bu millet AKP iktidarı ile “şeffaflık” kavramlarının siyah-beyaz kadar zıt kavramlar olduğunu çoktan öğrenmedi mi? Üstelik iktidarın, bu işletmelerin tümünün gelir ve giderlerini şeffaf olarak açıklamaktan kaçındığı da biliniyor.
Devlet devre konu işletmelerin gelir ve giderlerini parçalı ve sınırlı bir biçimde kamuoyuna açıklıyor. Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) resmi web sitesinde her yıl ve her ay geçen brüt araç sayıları ile elde edilen brüt rakamları genel hatlarıyla yayımlıyor. Ancak bir yol veya köprünün gerçek kârlılığını anlamak için gereken bakım-onarım harcamaları, personel giderleri, işletme masrafları, amortisman ve yenileme yatırımları (kalem kalem) şeffaf bir bilanço tablosu şeklinde açıklanmıyor.
KGM raporlarındaki sınırlı bilgiler üzerinden yapılan hesaplamalarda (araç sayıları ile geçiş ücretleri çarpıldığında) ortaya çıkan tablo ile........
