Burun deliklerim
Hadi bakalım ne yazacaksın?
Türkiye’nin gerçekleri mi, spor mu, güncel siyaset mi, ekonomi hormonu mu?
Akademi mi diyeceksin, eğitim mi; kadın–erkek mi?
Çok düşündüm karar verdim
Merhaba sevgili okuyucular pek kıymetli takipçilerim
Herkesin burnu var ama herkes koku almıyor. Bazıları sadece bakıyor, bazıları duymayı tercih ediyor. Oysa memleket dediğin şey burun deliklerinden anlaşılır: Ne kokuyu bastırabilirsin ne de yokmuş gibi davranabilirsin. Bugün Türkiye’de asıl mesele budur. Görünenle yetinen bir ülke değiliz; kokunun kaynağını bilen ama adını koymaktan kaçınan bir ülkeyiz.
Güncel siyaset diye başlayan her cümle, birkaç adım sonra güvenlik, enerji ve ekonomiyle burun buruna geliyor. Uçak düşüyor, “teknik arıza” deniyor. Komutan ölüyor, “zamanlama” konuşuluyor. Enerji hatları Ege’den Akdeniz’e, Karadeniz’den Suriye’ye uzanıyor ama Türkiye çoğu masada ya yok ya da sonradan çağrılıyor. Bu bir tesadüf mü? Hayır. Bu, kokunun ta kendisi.
Ekonomi desen, hormonlu. Rakamlar büyüyor ama bünyede yan etkiler artıyor. Enflasyon sadece fiyatları değil, dili de bozuyor. Her şey “başarı hikâyesi” anlatısıyla süsleniyor ama mutfakta yangın var. Akademi konuşuyor, sahaya inmiyor. Saha yanıyor, akademi susuyor. Eğitim desen, ezberle ayakta kalmaya çalışan bir sistem; sorgulayanı ya dışlıyor ya........
