Bir Hayatı Yerinden Kaldırmak
Taşınmak, sadece bir evden başka bir eve geçmek değildir. Bir yaşamdan, bir düzenden başka bir düzene geçiştir.
İnsan taşınırken yalnızca evini, şehrini, mahallesini, komşularını ve arkadaşlarını değiştirmez. Bunlar işin görünen tarafıdır; filmin fragmanıdır. Asıl taşınan, insanın zihnidir. Bilinçaltıdır. Farkında olmadan taşıdığı bilinç hâlidir. İnsan, aslında kendini bir yerden başka bir yere taşır.
Taşınmaya karar verdiğiniz andan itibaren insan büyük bir zihinsel sürecin içine girer. Daha ilk koliyi doldurmaya başlarken olur bu. Ev toplanır, temizlik yapılır ama bu bildiğimiz bir temizlik değildir. Raflardan inen her eşya, çekmeceden çıkan her parça, geçmişten bir sahne taşır. Koliye konan her nesneyle birlikte zihinden sessiz cümleler geçer:
“Bu bana hâlâ hizmet ediyor.”
“Bu, hizmetini tamamladı.”
Vedalaşma önce yakın mıntıkadan başlar. Önce yaşam alanını temizler insan. Duvarlar hafifçe boşalır, odalar yankı yapmaya başlar. Sesler değişir, evin içindeki hava başka türlü dolaşır. Sonra dostlarla vedalaşma gelir. Her vedalaşmada anılar zihinden geçer; sanki bir sıra gecesi gibi. Bir gülüş, bir kırgınlık, bir suskunluk… Vedalaşırken insan, o dostun kendisine olan katkılarını düşünür. Farkında olarak ya da olmayarak gelişimine, yoluna nasıl eşlik........
