menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Amed, hep ne yapacağını bilen şehir…

5 0
yesterday

Amed, tarihiyle, mekanıyla, kültürüyle, ferasetiyle bildiğim, tanıdığım en güzel şehir, belki de yaşayabileceğim tek şehir. Bir geldim pir geldim ona. Her ne kadar o en zorlu yıllarda, bana göre her anı varlık yokluk mücadelesiyle geçen, kimine göre ise kıyametimizin koptuğu doksanlı yıllarda sık sık ona gelip gitmiş olsam da, iki binli yılların başından itibaren güzelim Amed’de kesintisiz yaşamaya başlamış olsam da geçmişine dair dünya kadar anı, anlatı, hikaye var belleğimde. Artık biliyorum ki yaşayarak öğrendiğim, tanıdığım bir Amed’im var, bir de büyüdüğüm ortamda, daha çok da aile çevresinde dinleyerek öğrendiğim, hafızam haline gelen Amed’im var.

Aslında ta çocukluğumdan bu yana onu bilirim, aile ve çevremdeki anlatılardan tanırım onu. En çok da yedi kardeşin bilmem kaç yılda birbirlerini hiç görmeden çalıştıkları, bilmem kaç yaşlarına geldiklerinde ise sonsuza kadar ayakta kalmak üzere bittirdikleri muhteşem surlarını, birbirinden muhteşem burçlarını, Şeyh Said ve arkadaşlarının asıldığı eşsiz Dağkapısı’nı, geceyi şehirde geçirme izni olmadığı için bedenin hemen dışındaki mezarlığın girişinde sabahlayan babamın anlata anlata bittiremediği Rumkapısı’nı bilirim. Her şafak vakti şehrin can damarı........

© Tigris Haber