menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Entelektüel Olmak Zorunda Bırakılmış İnsanların Estetiği

18 0
16.08.2026

Bir dil bilmek sadece, hakimiyet sağladığı o bölgenin toplumu ile iletişim kurabilmek demek değildir. Bir dil bilmek çoğu zaman o dili yaygınlaştırabiliyor olmak veya yerinde ve doğru kullanabiliyor olmak olsa da, kimi zaman o dili bilmek zorunda kalmaktır. İki veya üç dilden fazla dil bilmenin bir ayrıcalık kabul edildiği ve yüksek maddiyat ile bağdaştırıldığı 21. yüzyılda hala ana dilini öğrenme hakkından bile mahrum kalan milyonlarca insan mevcut. Malavi, Burundi, Pakistan, Güney Sudan ve Somali gibi özellikle Afrika ülkelerinin kırsal kesimlerinde kadın ve çocukların yoğunluğu başta olmak üzere temel eğitimi için gerekli kaynak ve materyallere erişebilen insan sayısı %’in bile altında. Peki çeşitli ülkelerde bu tür temel haklarından mahrum bırakılan insanların sayısı çoğalmaya devam ederken Tiktok, Pinterest ve bunun gibi sosyal medya platformlarında karşılaştığımız “Yoğun, başarılı ve entelektüel iş insanı” olma kaygısına girmek, “Mükemmelliyet” anksiyetesini bilmeden bir tercihmiş gibi göstermek ve bunu estetikleştirmek tam olarak ne kadar doğru?

Her ne kadar hayatlarının çoğunda toplumun katı kurallarına hizmet etmek zorunda kalan tonlarca insan söz konusu olsa bile Malala & Ziauaddin Yousafzai, Kailash Satyarthi ve Rosa Parks gibi aktivistlerin zalim kaderlerine boyun eğmediklerine şahit olmaktayız. Daha önce hiç bu tür aktivistlerin hayatlarını araştırdınız mı? Evet birçoğu içinde yaşadıkları döngüyü kırmak için neredeyse hayatlarını ölümün ellerine teslim etmekteydi. Malala Yousafzai, 9 Ekim 2012 tarihinde........

© Tigris Haber