Diyarbakır Turizmi Üzerine
Geçen haftaki yazımda Diyarbakır turizmi üzerine bir analiz yapmıştım. Şimdi devam edelim.
Diyarbakır’ın turizmde neden sıçrayamadığını görmek için karmaşık analizlere gerek yok. Sahaya bakmak yeterli.
Diyarbakır Surları dünyanın sayılı yapılarından biri.Hevsel Bahçeleri bir kültürel peyzaj harikası.
Eğil’deki Peygamber türbeleri neredeyse dünyanın hiçbir yerinde yok.
Hilar Mağaraları deseniz dünyanın ilk yerleşim yerlerinden biri.
Saymakla bitmeyecek kadar çok tarihi ve kültürel miras…
Ama bu devasa değerlerin etrafında kurulan ekonomik yapı, bu büyüklükle orantılı değil.
Önce en temel hatayla başlayalım:Turizm, mekân üzerinden değil, akış üzerinden yönetilir.
Diyarbakır’da ise hâlâ “günü kurtarma” anlayışı var.Yani turist gelsin, gezsin, gitsin.
Oysa modern turizmde mesele şu:Turisti ne kadar süre tutuyorsun, ne kadar harcatıyorsun, tekrar gelmesini nasıl sağlıyorsun?
Diyarbakır bu üç konuda da zayıf.
Konaklama süresi kısa.
Tekrar ziyaret oranı yetersiz.
Bu üçlü, turizmin başarısız olduğunu net biçimde gösterir.
Daha somut konuşalım.
Sur içinde dolaşan bir turist........
