menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kendi Cehennemimizi Neden Seviyoruz?

2 0
29.04.2026

Gündüz Vassaf’ın Cehenneme Övgü’sü, totalitarizmin yalnızca dışarıdan dayatılan bir baskı olmadığını; zamanla insanın kendi rızasıyla içinde yaşamayı kabullendiği bir düzene dönüştüğünü anlatır.

Bugün geldiğimiz noktada soru artık şudur:

Bize dayatılan bir düzenin içinde mi yaşıyoruz, yoksa alıştığımız için onu kendimiz mi sürdürüyoruz?

Çünkü baskı artık sopayla değil, cebimizdeki telefonla geliyor.

Artık iktidar sadece meydanlarda değil; ceplerimizde, ekranlarımızda, alışkanlıklarımızda. Sosyal medya algoritmalarından tüketim tercihlerimize kadar uzanan görünmez bir ağın içindeyiz. Bu yeni totalitarizm, zorla değil; konfor, güvenlik ve alışkanlık vaadiyle işler.

Çin’in “Sosyal Kredi Sistemi”, bu düzenin en çıplak laboratuvarıdır. “Dürüst vatandaş” üretme iddiasıyla her adımı puanlayan, itaatsizliği dijital sürgünle cezalandıran bu sistem, modern bir distopyanın gerçeğe dönüşmüş halidir.

Ama asıl ürkütücü olan gözetim değil.

Asıl tehlike, bizim o gözetimi kabullenmemizdir.

Tepemizdeki kameralar değil mesele; o kameralara gülümseyerek poz vermemizdir.

Türkiye’de ise bu mekanizma daha hibrit bir biçimde işler: dijital denetim ile geleneksel bağımlılık yöntemlerinin birleşimi. Seçim dönemlerinde dağıtılan yardımlar,........

© Tigris Haber