menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye eğitim sisteminin laiklik sorunsalı (5)

12 0
11.05.2026

1982 anayasası dönemindeki gelişmeler

12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’yle, temel eğitim ve ortaöğretim kurumlarında mevcut din bilgisi dersleri ve ahlak dersleri, “din ve ahlak bilgisi dersi” adıyla birleştirildi ve “din ve ahlak bilgisi dersi programı” hazırlandı. Dersin içeriği, “İslam dinini merkez alarak ve Türkiye’de çoğunluğun benimsediği” inanç anlayışına, İslam dininin uygulanan, yorumlanan şekline ve bir inanç grubunun dini ibadetlerine göre düzenlendi. Ders, ibadetlerin öğretildiği faaliyetleriyle öğretimin ötesinde, din eğitimi hizmeti gördü.

Ders hem içerik hem de eğitim öğretim uygulamalarıyla, T.C. Anayasa’nın “din ve vicdan hürriyeti” başlığıyla düzenlenen 24. maddesinin amir hükümleriyle çelişkilidir. Bu durum Anayasa Mahkemesi Genel Kurul Kararında ve AİHM kararlarında belirtilmiştir. Zira 2000’lı yıllarla birlikte AİHM’in ihlal kararlarının da etkisiyle içeriğe, başta Alevilik olmak üzere farklı inançlarla ilgili ilaveler yapılmıştır.

Cumhuriyetin laik eğitim konusunda ilk düzenlemesi, 03 Mart 1924 tarih ve 429 sayılı Şer’iye ve Evkaf ve Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekaletlerinin İlgasına Dair Kanun’dur. Kanunla hilafet lağveldilmiş, ama yerine Cumhuriyetin makkarında Diyanet işleri Başkanlığı ihdas edilmiştir. DİB kuruluşundan bu yana İslam dininin bir inanç grubuna hizmet etmektedir. Yani Cumhuriyete geçiş sürecinin siyasi aktörleri, gayrimüslim olarak tanımladıkları nüfus dışındakileri, DİB’in temsil ettiği inanç grubunun üyesi olarak görmüşler. Bu bakışın, Osmanlı’nın tüm tebaayı dini kimlikle birleştiren anlayışına uygun olduğu ve bu durumu da devletin değişmezi olarak değerlendirdiği söylenebilir.

İnsanlık tarihinde, eğitim olayı önemli bir yer tutar. Tarihin değişik evrelerinde, adından söz ettiren tüm devlet sistemlerinin öncelikleri arasında, eğitim olayı yer almıştır. Devletler varlıklarını, kuruluşlarının ifadesi olan değerlerini savunacak, geliştirecek, bunu gelecek nesillere aktaracak özellikte yurttaşlarıyla sürdürebilir. Bu nedenle; bu işi başaracak insan unsurunu, eğitim aracılığıyla yetiştirmeyi temel ilke olarak benimsemişler ve eğitim sistemlerini bu amaçla kurgulamışlardır.

Devletin kuruluşunda, din kurumunu merkeze alan anlayış, eğitim sistemine de bu anlayışa uygun görevler tanımlamıştır. Okullarda din eğitimi öğretimi, "Din Dersi" adıyla yer almış ve dersin içeriği bir inanca göre düzenlenmiştir.

Türkiye eğitim tarihinde, önemli ve kalıcı izler bırakan uygulamalar vardır. Hiç kuşkusuz bunların başında özel bir kanunla kurulan ve çok kısa........

© Tigris Haber