BÜYÜK ÖĞRETİCİ HAYAT
Dr. Victor E. Frankl, Nazi Toplama kamplarındaki yaşantılarının, gözlemlerinin ve deneyimlerinin yer aldığı, “İnsanın Anlam Arayışı” kitabında; farklı çevre ve aidiyetlerden gelen, kendisinin de içinde olduğu insanların, iradeleri dışında sürüklendikleri parçalanmış hayatlarını anlatır.
İradeleri dışı sürüklendikleri yaşananlar sırasında, insanların arasında geleceğe dair sağlam bir anlam ve sorumluluk örgüsü dokuma amaçlı umutları elden bırakmayanlar olduğunu gözlemler. Bu umutla hareket edenlerin hayatta kaldığını belirtir. “SS kamplarında insanların her birisi bir numaradan başka bir şey değildir.” der ve hayatın gerçeklerinin zaman ve mekanla ilişkisini örnekler. Çağdaş ‘varoluşçu analiz’ olarak da adlandırılan “logoterapiyi” keşfetmesine giden sürecin yolunu, Nazilerin SS toplama kamplarındaki yaşantıların açtığını ifade eder.
Hayat diye adlandırılan yaşanmışlıkların detaylarını öğrenmek amacıyla ne, niçin, nerede, nasıl sorularına cevaplar aramaya başlansa, çıkan sonuç, "ben kimim?" sorusuna götürür. Bu sorunun karşısında kişi, yetiştiği coğrafya ve değerleri bağlamında, duyguları ve özgür düşüncesine göre hayatı anlamlandırır. Anlamın özünde, yaşanmışlıkların gerçekleştiği zaman diliminin, ait olunan coğrafya ve o coğrafyanın insani ögelerinin etkisi dikkati çeker. Zira insan zihni doğduğunda beyaz kağıt gibidir. Yaşadığı coğrafyanın değerleri, adetleri, hayat tarzları ilk yazılanlardır ve temeldir. Kalıcıdır. Gerisi üstüne örülür.
Yaşananlar diye adlandırılanlar ise, zaman ve mekanla buluşan insani ilişkilerle örülen değerler sistemidir. Yaşanmışlıkların ürünü değerler sistemi, şartlar, zaman ve mekan olgularından........
