MANİSA’YA İKİ BİLGE ŞAHSİYET GELDİ (2.Bölüm)
MANİSA’YA İKİ BİLGE ŞAHSİYET GELDİ (2.Bölüm)
MADOST DAVETLİSİ LC WAİKİKİ SAHİBİ ŞEFİK YILMAZ DİZDAR BEY
(Önsöz: Yazıyı uzun bulup okumaktan vazgeçene derim ki; “Etrafımızda duymadığımız sesler, görmediğimiz nesne, durum ve olaylar vardır." Duymak ve görmek için; biraz dikkat, biraz sükûnet, biraz yavaşlamak gerek. Yunus gibi ”Derdim vardır, inilerim” diyenlere selam olsun. Metin içinde çok ilginç bilgilerle karşılaşacaksınız. Saygılarımla. Dr.SSİ)
“Çocuklarınızı ticarete yöneltin” sözünü birkaç kez kendisinden duyduğum Kayserili Yaşar Duran beyi hep sevgi ve saygı ile hatırlarım. Sibirya gezimizde beraberdik. Bazen görüşürüz. “Türk çocuklarını memuriyete yöneltmek insan israfıdır.” Bunu söyleyen, emniyet müdürlüğü sırası geldiği halde emeklilik isteyip ayrılan, sonra İstanbul’da inşaat işine girmeyi düşünen bir insan. Vazgeçip, sektördeki boşluğu fark eder ve Kayseri’de doğal taş sektörüne girer; çok da çalışıp başarılı olur Yaşar Bey. Böyle örnek başarıların gençlere ve ailelere tanıtılması lazım. Aile esnaflıktan gelmiyorsa, çocuğunu devlet memurluğuna yöneltiyor. Kısmen haklıdırlar ama tam değil. Esas başarı ve büyüme, nasip tarafını da unutmadan, ticarette diyebiliriz. “Rızkın onda dokuzu ticarettedir” diyen hadisi hatırlıyorum. Aklıma gelen bir başka cümle de, Kayserilinin ticarete yatkınlığı konusunda, şu espri meşhurdur. Bir çocuk veya genç için; “Alın bunu deneyin, başarılı olmazsa okusun” diyen tüccar, esnaf sözü.
MADOST’un (Manisa Sevgi Ve Dostluk Cemiyeti) kurucu başkanı Recep Kafes beyin nazik daveti üzerine acaba gitsem mi diye tereddütlü düşüncem, gitmeliyim şekline dönüştü. MADOST, siyaset üstü, Manisalı bir sivil toplum teşkilatı. Devlet ricaline, belediyelere, siyasilere Manisa’yı ilgilendiren konularda yaptıkları toplantılardan çıkan sonuçları, hazırladıkları veya hazırlattıkları projeleri sunarak, ilin ve şehrin gelişimine katkı sağlamak, sorunlarına çözüm bulmak amaçları. Zaman zaman da Türkiye ve Dünya çapında bazı önemli kişileri de davet ederek, konuşturur.
Bu seferki davetli LC Waikiki tekstil şirketinin iki ortağından biri, Şefik Yılmaz Dizdar bey. Başarılı insanlar hakkında bir şeyler yazıldığında, sözlerin bir kısmının iltifat olduğu düşünülür. Doğrudur da. Ama benim bu gün burada yazacaklarım hiçbir iltifat özelliği taşımıyor. Sadece bir köy çocuğu insanımızın önüne çıkan fırsatları iyi değerlendirmesi ile ortaya çıkan örnek başarı öyküsü. Neden önemli; arkadan yetişen bir kısmı kavruk, özgüven sorunu olan gençlerimize ve ailelerine rehberlik olabilir de diyebilirsiniz.
ZENGİN OLACAKSA İNSAN, BÖYLE OLMALI
Türkiye’de başarılı, çalışarak zengin olmuş pek çok insan tanırsınız, tanırız veya duyarız. Ama bunların içinden bazıları insana “Zengin olacaksa insan, böyle olmalı” dedirtiyor. Mesela Turgutlu’da Seramiksan adlı şirketin sahiplerini hiç tanımadım. Ancak Turgutlu’da okuyan bin beş yüz (1500) gence verdikleri bursun hikâyesini duyunca, bu gösterişsiz saygıdeğer insanlara imrendim.
Toplantıdaki konuşmasını dinlediğim Şefik Yılmaz Dizdar bey 88 yaşında. 2005’de kendini emekliye ayırmış. İşlerini oğlu Pamir bey yönetiyor. O bütün zamanını vakıf ve hayır işlerine ayırmış. Toplantı sonunda gelenlere ücretsiz hediye edilen hayatını anlatan kitabı okuyunca, toplantıda edindiğim ilk intibam, hayranlığa döndü. İnsan olacaksa böyle zengin olmalı. Yani, yeter ki Yüce Allah’a veremeyeceği bir hesabı, kul hakkı olmasın. Allah da, devlet de, insanlarımız da –az sayıda kıskanan, çekemeyeni saymıyorum- ondan hoşnuttur diye umuyorum.
Toplantı 30 Nisan Çarşamba günü Manisa Hilton’da oldu. Dün Manisa’da konferans bir veren, üniversitede panele katılan ünlü Türkolog Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun bey ve eşi Bilge hanımı, bugün İzmir İnciraltı’ndaki Yenikale’ye götürmüştük. Güzel bir gün geçirdik. Akşama da bu toplantı vardı. Toplantının açılış konuşmasını önce kurucu başkan Recep Kafes bey, arkasından da dönem başkanı Lale hanım kısa birer konuşma yaptılar. Yemeğin başında beş sazende sanatçıdan oluşan Türk müziği ekibinde birkaç klasik türkü ve deyiş dinledik. Sonra Şefik Yılmaz Dizdar bey sahneye çıktı, yardım ile. Ertesi gün dağıtılan kitabı okurken onun 11 yıldır sarı nokta hastalığı nedeniyle az gördüğünü öğrendim. O nedenle okuyamıyormuş. Ama güzel ve iyi işlere fikir, kaynak ve önder olmaya devam eden bir şahsiyet.
ŞEFİK YILMAZ DİZDAR BEY NELER ANLATTI
Konuşmasında ticari hayattaki başarılarının neler ve nasıl olduğunu anlattı. Çoğunluğu iş insanı olan dinleyiciler de bunlardan epeyce ipuçları yakalamışlardır. Benim yakaladığım en........
