İzmir’de adım adım siyasi infaz…
İzmir’de son dönemde yaşananlar sıradan bir yönetim değişimi veya parti transferi değil; ilmek ilmek örülmüş bir itibar suikastı. Tunç Soyer’in tutsaklığının arka planında Cemil Tugay’ın varlığını gösteren bir derin araştırmamı paylaşacağım.
AKP İl Başkanı Bilal Saygılı’nın "1,5 yıldır görüşüyorduk" itirafıyla deşifre olan bu süreç, Cemil Tugay’ın Tunç Soyer’e yönelik kurgusal raporları ve sabote edilen projeleriyle bir siyasi tasfiye operasyonuna nasıl dönüştü? İşte adım adım döşenen o kumpasın perde arkası…
Bir kentin gözleri önünde bir insanın itibarı, emeği ve hürriyeti nasıl gasp edilir?
Bunun için, İzmir’de Nisan 2024’ten bu yana yaşanan adımları, kasten durdurulan projeleri ve masa başında hazırlanan eksik raporlara tek tek bakmak yeterli… Tunç Soyer’in 16 aydır süren tutukluğuna ve Cemil Tugay’ın AKP saflarına katılmasına kadar uzanan o kurgu açıkça ortada…
İzmir’de Nisan 2024’ten bu yana yaşananları bir gazeteci ve bu kentin iyi bir gözlemcisi olarak sessizce takip etmek benim için artık imkânsız hale geldi. Gözlerimizin önünde cereyan eden süreç, basit bir yerel yönetim değişimi ya da sıradan bir siyasi parti transferi değil; doğrudan bir insanın itibarını, emeğini ve nihayetinde özgürlüğünü hedef alan, adeta adım adım kurgulanmış şahsi bir tasfiye operasyonu…
AKP İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’nın, Cemil Tugay ile "1,5 yıldır görüşüyoruz" itirafını duyduğumda, son 1,5 yıldır tanık olduğum tüm o garip hamleler zihnimde tek tek oturmaya başladı. Tunç Soyer’in demir parmaklıklar arkasına gönderilmesine kadar uzanan bu yolun taşlarının, Tugay göreve geldiği ilk günden itibaren........
