Serdar Öktem cinayeti: BAE’deki kuş kafesten nasıl uçtu?
Türkiye’nin son dönemde birbiriyle bağlantılı en önemli iki siyasi cinayeti, eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’e yönelik Ankara’daki suikast ve Ateş’in öldürülmesi eyleminde adı geçen avukat Serdar Öktem’in İstanbul’da aracında vurulmasıdır hiç kuşkusuz.
Her iki eylemdeki siyasi bağlantıları sanırım tekrar etmeye gerek yok. Zira eskilerin deyimiyle Bağdat’taki Sağır Sultan bile duymuş vaziyette olanı, biteni.
Ateş ve Öktem’in öldürülmesinin perde arkası ayan beyan ortada!
Büyüteç’in bugünkü konusu, Öktem cinayeti üzerinden yürüyecek.
Ateş suikastının “kilit ismi” ve davanın sanığı avukat Öktem, bilindiği gibi geçen ekimde Şişli’de aracının içinde vurularak öldürüldü.
Olayı, son yılların önde gelen organize suç örgütü Daltonlar üstlendi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı Öktem’in öldürülmesiyle ilgili iddianamede Daltonlar Suç Örgütü işaret edildi.
Örgütün başı Erzurumlu Beratcan Özdemir ve kardeşi Batın Can Özdemir’in yanında ikisi suça sürüklenen çocuk konumundaki 18 sanık dava dosyasında.
Dosyanın en önemli isimlerinden birisi de aslen Azerbaycan uyruklu ancak Türkiye’den de “yabancı kimlik numarası” sahibi Alı Gulmalızada.
Daltonlar örgütünün yapılanmasında “Alican Çakır” kod adıyla biliniyor. Gulmalızada’nın Öktem’in öldürülmesindeki rolü, iddianameye “eylem talimatı verip, eylemi organize eden Daltonlar Suç Örgütü’nün yöneticisi” olarak girdi.
Öktem cinayetinin tetikçilerinden Sidar Öz, Gulmalızada’yı ifadesinde şöyle anlattı:
“(…) Alican Çakır lakaplı Azerbaycan uyruklu Alı Gulmalızada’yı cezaevinden çıktıktan sonra beni Facetime’dan aramasından dolayı tanımaktayım. Facetime’mı nereden aldığını bilmiyorum. Ancak bana, ‘Ben Alican Çakır. Daltonlar’danım. Bizimle beraber ol, bizim bir husumetlimiz var’ dedi.
Ben de ona onlarla olamayacağımı, cezaevinden izinli olarak çıktığımı ve herhangi bir örgüte üye olamayacağımı söyledim. O da bana, ‘Senin aileni tanıyoruz. Bizimle birlikte olmazsan ailene zarar veririz’ diyerek aile üyelerimin ismini saydı.
‘Ailenin Diyarbakır’da olduğunu biliyoruz. Aileni öldürürüz’ diyerek beni zorla bu örgüte üye yaptılar. Ben de Sivas E Tipi Açık İnfaz Kurumu’ndan izinli olarak çıkmıştım. Onların zorlamasıyla uçakla İstanbul’a geldim. O dönemde ailem İstanbul’daydı. İstanbul’a geldikten sonra 8- 9 gün İstanbul’da takıldım. Sonrasında da Alican Çakır’ın gönderdiği kişiler beni alarak götürdüler. Ben de bu vesileyle Alican Çakır’la tanışmış oldum.........© T24
