Hakkında 150 yıl hapis cezası istenen bürokrat, mesaiye devam ediyor: Sisli Vadi dosyasında neler oluyor?
Diğer
30 Ocak 2026
Kırklareli’nde Sisli Vadi (Foggy Valley) adlı tesiste yaşanan sel felaketinde yakınlarını kaybedenlerin yürüttüğü “hak arama” mücadelesi halen devam ediyor.
Ailelerin hak arama mücadelesinde yaşananlara geçmeden evvel geçen haftaki ilginç gelişmeye dikkat çekmek gerekiyor.
Büyüteç’te geçen eylülde kaleme aldığım Sisli Vadi yazısında kullandığım bir fotoğraf kent yönetiminde kriz çıkardı.
Söz konusu yazının başlığı, her ne kadar dönemin Kırklareli Valisi Osman Bilgin’in görev sırasında rüşvet aldığının İçişleri Bakanlığı’nda ortaya çıkarılması olsa da “ortaya çıkan bir fotoğraf karesi” kentte gündem oldu.
Özellikle adliye yönetimi söz konusu fotoğraftan epey rahatsız oldu. Rahatsızlığın sebebi aslında aynı yazıda mevcut.
Fotoğrafın konusu, Sisli Vadi dosyasının istinaftan dönmesiyle yeniden yargılamayı yürüten ve aynı zamanda Kırklareli Adliyesi Adalet Komisyonu Başkanı Hâkim Serdar Arslan’ın, kısa süre önce hakkında Sisli Vadi dosyası çerçevesinde “olası kastla ölüme sebebiyet vermek”ten dava açılan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu’nu ziyaret etmesiydi.
Burada bir ayrıntı vereyim; Büyüteç’in takipçilerinin yakından izlediği üzere, tesisin sahibi Bülent Bayrak’ın aralarında olduğu faciada ihmali bulunanlara yönelik yargılama “bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek”ten başlatıldı.
Sanıklar yasanın daha hafif olan bu hükmünden yargılandı. Bu sonuç, zaten ayrıca tartışma konusu.
Ancak, yargılama sürecinin bir de kamu görevlilerini ilgilendiren durumu var ki, en az ilk yargılama kadar önemli.
Çünkü, yapılan adli ve idari soruşturmada, sadece tesis sahibi ve çalışanlarının değil; tesisin kaçak biçimde faaliyette bulunmasına göz yuman il özel idaresi yetkililerinin de görevlerini ihmal ettiği belirlendi.
Kırklareli Valiliği İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu ve kendisine bağlı dört kamu görevlisi hakkında, savcılıkça "bilinçli taksirle ölüme neden olmak” suçundan daha ağır cezası bulunan “olası kastla ölüme sebebiyet vermek” iddiasıyla soruşturma yürütüldü.
Savcılıkça tamamlanan soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu’nun da aralarında olduğu sanıklar hakkında “olası kast ile ölüme sebebiyet verme” iddiasıyla 150 yıla, “kasten yaralama” iddiasından da 8 yıl 6 aya kadar ceza istendi.
İşte o fotoğrafta yer alan isimler, aynı zamanda yargılamayı yapacak mahkemenin başkanı ile iddianamenin en tepesindeki sanıktı!
Kaldı ki aynı iddianamede, sanıkların yani Kuşoğlu ve ekibinin, yüksek riski bilmelerine rağmen ‘olursa olsun’ düşüncesi ile hareket ettikleri vurgulandı. Sanıkların risklerin önüne geçmek için herhangi bir girişimde bulunmayarak “neticeyi kabul ettikleri” kaydedilen iddianamede, sanıkların “sel felaketinden olası kast ile sorumlu oldukları” değerlendirildi.
Bu tabloda, adliye yönetimi fotoğrafın yayınlanmasından nasıl rahatsız olduysa; kaçak çalıştırılmasına göz yumulan tesisteki sel faciasında yakınlarını yitiren aileler de “Adalet Komisyonu ve aynı zamanda yeniden yargılamayı yapacak mahkemenin başkanının, dosya şüphelisi bürokratı ziyareti”nden kuşkusuz rahatsız oldular.
Madalyonun arka yüzünde de ilginçlikler var elbette. Şöyle ki, hakkında “görevi ihmalden kaynaklanan olası kastla ölüme sebebiyet vermek”ten 150 yıl hapis cezasıyla dava açılan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu, halen görevinin başında!
Oysa, olası kastla ölüme sebep olmaktan daha hafif cezayla yargılanan tesisi sahibi Bülent Bayrak halen cezaevinde. Bayrak’tan daha vahim konumdaki Kuşoğlu ise halen her gün Kırklareli Valiliği bünyesindeki görevinde mesaisine devam ediyor. İmza atıyor. Yetkisini ve sorumluluğunu kullanmaya devam ediyor.
Kuşoğlu’ndan sorumlu olan ve bizzat yaşananları yakından takip eden Kırklareli Valisi Uğur Turan da hiçbir şey olmamış gibi durumu........
