Troya’dan İthaka’ya 10 yıl süren yolculuk ve Odysseia destanı
Diğer
11 Ocak 2026
Çanakkale Troya Müzesi’nin tek eserlik yeni bir bölümü var artık. Denizcilik Sergi Alanı... T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği ve Enerjisa Üretim’in katkılarıyla Homeros’un Odysseia Destanı’ndaki anlatıdan yola çıkılarak dönemin tekniklerine uygun olarak imal edilen, Odysseus’un Troya’dan ülkesi İthaka’ya döndüğü düşünülen bir gemi replikası bu tek yapıt. Bu gemi müzenin denizcilik alanında kalıcı olarak sergilenecek. Gemi, kavela-zıvana yöntemiyle, çivi kullanılmadan, orijinali 20 metre civarında olabileceği ancak sergileme alanına sığdırabilmek için 12 metreye indirilen, çam ağacından, rüzgarı kullanarak hareket eden, motorsuz bir yelkenli. Eni de iki metre. Çünkü o zamanın Troya’sının ve Çanakkkale’nin rüzgârı ve denizi ünlü. Açılışta, 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği kurucu üyesi ve yelkencisi Sidar Duman gemiyi anlatırken replikanın orijinalinin zamanımızdan 3500 yıl önce, Bronz Çağı’nda kullanıldığını, önündeki yan teknelere vurup zarar vermek için yapılan mahmuzundan bir savaş gemisi olduğunu anladıklarını, yelkenine kabasorta denildiğini, yaklaşık 30 mürettebat alabileceğini, seyir yapabileceğini ama bu sergi alanına çekçeklerle getirildiğini anlattı. Geminin öyküsü şöyle; Homeros’un destanında, Troya Savaşı bittikten sonra bir sahil şehri olan Troya’dan ülkesi İthaka’ya dönmek için Odysseus arkadaşlarıyla birlikte yola çıkıyor ama 10 sene ülkesine gidemiyor. O liman, bu liman, dura kalka, çeşitli nedenlerle ulaşamıyorlar işte. Birçok gemi de değiştiriyor bu yolcular kuşkusuz limanlarda. Hatta bir seferinde gemide bir tulum var bütün fırtınaları rüzgarları bu tulumun içine kapatırlarsa geminin yoluna sakin bir havada selametle gidebileceğini düşünüyorlar. Homeros’un Odysseia’sının* X bölümünde de bahsettiği gibi Rüzgar tanrısı Aiolos’un adasına çıkarlar. Aillos, Odysseus’a bütün yelleri içine kapattığı bu tulumu verir. Odysseus uyurken arkadaşları merak içinde tulumu açarlar ve fırtına patlar. Yola çıktığı adasına geri çıkan Odysseus’u, Aiolos kovar. (X,1-76). Altı günlük yoldan sonra yamyam Laistrygon’ların kentine varırlar. On bir geminin tayfası Laistrygonlar’ın eline düşer, Odysseus gemisiyle kurtulur. (X,77-132). O zaman Troya, bugün de Çanakkkale, dediğimiz gibi rüzgarlarıyla ünlü. Zaten antik dönemlerde de denizcilik, deniz savaşları, deniz ticareti, ulaşım hep bu rüzgara bağlı olarak yapılıyor.
Peki, onca gemiden hangisi bu Troya Müzesi’ne replikası konulan? Aslında böyle bir geminin batığı bulunmuş ancak çok kırılgan ve parça parça olduğundan çıkartılıp onarılamamış. 360 Derece Tarih Araştırma Derneği Başkanı Mualla Erkurt ile sohbetimizde, geminin modelini Londra, British Museum’daki bir çanak üzerinde betimlenen gemiden aldıklarını ve gemi mühenislerinin çizdiği proje ile imalata başladıklarını, replikasını yaptıklarını söylüyor. Urla’da 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği’nin tersanesinde imal etmişler.
Bu yöntemle imal ettikleri ilk gemi de değil bu. Erkurt, derneğin deniz arkeolojsi ve deniz tarihi ile ilgili projeler yapan bir STK olduğunu, merkezinin Urla’da bulunduğunu, projelerini deneysel arkeoloji başlığı altında gerçekleştirdiklerini söyledi. Yani antik dönemdeki teknelerin replikalarını ellerindeki bilgiye dayanarak o günün şartlarına uygun şekilde yapıp o dönemdeki rotalarda yolculuklar yaptıklarını anlattı. Mesela günümüzden 3300 yıl önce Kaş Uluburun’da batan tekneyi yapıp Doğu Akdeniz’de 3bin deniz mili süren bir yolculuk yapmışlar. Daha sonra MÖ 600’de Persler Anadolu’ya gelince göç etmek zorunda kalan İyonya’lıların Güney Akdeniz’deki kolonilere göçmen olarak gitmek için yaptıkları ve Kibele adını verdikleri teknenin replikasını da yapıp, bununla yola çıkıp 54 günlük yolculukla Foçalı denizcilerin kurduğu Marsilya’ya kadar gitmişler. Bizim, Troya Müzesi’ne konulan Osysseus’un gemisinde de beyaz, sanki kuzu postundan yapılmış gibi bir tulum var, hani bütün fırtınaların rüzgarların içine kapatıldığı ve Odysseus uyurken arkadaşlarının merak içinde açıp biriken fırtınayı patlattığı.
Troya Müzesi gerçekten güzel bir müze. Sosyal medyada beğeneni de var beğenmeyeni de. Ben beğenenler arasındayım. Hiç gittiniz mi, bilmiyorum ama seyahat rotanıza mutlaka eklemeniz gerekir. Müze 2011’de düzenlenen Ulusal Mimari Proje Yarışması ile belirlenmiş. Ömer Selçuk Baz ve mimar arkadaşları........
