Fotoğraftan tuvale kopyalamak: Paris’te bir Alman ‘Gerhard Richter’
Paris’te, Frank Gehry’nin ikonik binası Fondation Louis Vuitton’da yakın zamanda sona erecek bir Gerhard Richter sergisi var. Kat kat, tam 270 parça işi sergileniyor sanatçının. Serginin başlığı da sadece ‘Gerhard Richter’ ve küratörleri Tate’nin eski direktörü Nicholas Serota ve Kunstmuseum Wintterthur’un eski direktörü Dieter Schwarz. Küratörlerin sanatçının 60 üretim yılını, her dönemini kapsamlı bir biçimde yansıtmaya çalıştıkları kocaman kronolojik bir sergi bu.
Gerhard Richter, Dresden’de 1932 yılında doğmuş. Yani tam 94 yaşında. II. Dünya Savaşı’nda büyümüş. Kendi formasyonunun geliştiği yaşları SSCB yanlısı 1949’da kurulan Demokratik Alman Cumhuriyeti’nde, yani Doğu Almanya’da geçirmiş. Diplomasını aldığı Dresden Güzel Sanatlar Akademisi’nde tanıştığı Ema ile evlenmiş. 1959 yılında Kassel’deki II. Documenta’ya katıldıktan sonra artık Doğu Almanya’yı terk etmeye karar vermiş. 1961’de Berlin duvarı tam yapılırken ailesini geride bırakıp eşi Ema ile birlikte Batı’ya kaçıp Düsseldorf’a yerleşmiş.
Richter kendisini ‘klasik bir ressam’ olarak tanımlasa da öyle tuvalini boyalarını alıp doğaya çıkan bir sanatçı değil. Stüdyosu onun çalışma alanı. Kat kat, dönem dönem yaptığı işler o kadar birbirinden farklı ki dışarıda bir müzede, sergide, bir koleksiyonerin duvarında rastladığınız bir Gerhard Richter eserine “işte bu Richter” diyemezsiniz. Yani bu nadir sanatçıya bir etiket koymak neredeyse imkansız. Fondation Louis Vuitton’da 1960 ile resmi bırakacağı 2017 arasında evet, klasik bir ressamın yapacağı gibi portre, natürmort, peyzaj var, ama bunların önce dışarıda fotoğraflarını çekiyor, sonra o fotoğraftan tuval resmine dönüştürüyor. Ayrıca daha geç işlerinde önemli olayları anlattığı tarihi resimler, konstrüktivist geometrik kompozisyonlar ve soyutlamaları da görüyoruz. Benim favorim soyutlamaları yani abstre işleri. Ancak stüdyoda........
