Kıyamet tellallarından verimlilik vaizlerine: CEO’ların başarısız falcılık denemesi
Bu köşede en çok bahsettiğim konuların başında özellikle beyaz yakalılar olmak üzere yapay zekânın getireceği konuşulan “korkutucu” boyuttaki iş kaybına yönelik demeçler geliyordur muhtemelen. Bu argümana yönelik kendi perspektifimden [elbette verilerle de destekleyerek] anlatılan bu hikâyenin bir abartı olduğunu, şirketlerin önceden belirlemiş oldukları teknik hedefleri karşılayamadığı için kendi değerlerini korumak amacıyla [elbette tek sebep bu değil] bu stratejiyi kullandıklarını anlatmaya çalıştım ve çalışıyorum.
Bahsettiğim bu “korkutucu” anlatının iki temel aktörü Anthropic’in kurucusu ve CEO’su Dario Amodei ile OpenAI CEO’su Sam Altman. Amodei, yapay zekânın birkaç yıl içinde giriş seviyesi beyaz yakalı işlerin yarısını ortadan kaldırabileceğini defalarca ve kamuoyu önünde söylerken, Altman, 2023'te The Atlantic'e verdiği söyleşide pek çok işin kesinlikle yok olacağını söylemiş, 2025 ortasında müşteri hizmetleri gibi rollerin yakın gelecekte tamamen ortadan kalkacağını öngörmüştü.
Fakat geçtiğimiz mayıs ayında, her iki isim de yıllardır sürdürdükleri bu anlatının aksine ifadelerde bulundu ve benim bu köşede yaklaşık 2 seneye yakın süredir anlattığım anlatıya bazı noktalarda paralel olarak kabul edilebilecek demeçler vermeye başladılar.
Örneğin, Altman, 26 Mayıs'ta Avustralya Commonwealth Bank'ın Sidney'deki konferansında banka CEO'su Matt Comyn'le konuşurken iş gücüne dair yaptığı yorumlarda yanılmış olmaktan memnuniyet duyduğunu söyledi; giriş seviyesi beyaz yakalı işler üzerindeki etkinin şimdiye kadar beklediğinden çok daha sınırlı kaldığını itiraf etti. OpenAI'ın teknolojiye dair öngörülerinin kabaca doğru, toplumsal ve ekonomik sonuçlara dair öngörülerinin ise epey yanlış çıktığını ekledi.
Aynı hafta Amodei, Manhattan'da JPMorgan Chase CEO'su Jamie Dimon'la aynı sahneyi paylaştığı basın toplantısında, beyaz yakalılara yönelik “devasa iş kaybı” yerine “devasa verimlilik” mesajı içeren sözlerde bulundu.
Bu etkinlikte Chicago Üniversitesi'nden iktisatçı Alex Imas ve Apollo Global Management'tan Torsten Slok'un argümanlarına referans veren Amodei, bir işin yüzde 90'ı otomatikleştirildiğinde herkesin kalan yüzde 10'u yapacağını, o yüzde 10'un genişleyerek işin tamamı hâline geleceğini ve verimliliğin on katına çıkacağını söyledi. [Torsten Slok’un argümanlarına “Yapay zekâ doktoru geçti mi, yoksa doktoru kendine alıştırıyor mu? “ başlıklı yazımda ve Yapay Gündemler isimli bültenimde yer vermiştim.]
Neredeyse iki yıl boyunca iş kıyameti anlatısını besleyen isimlerin birkaç gün arayla verimlilik diline geçmesini tesadüf olamayacak kadar senkronize buluyorum.
Peki bu dönüşün sebepleri neler olabilir?
Bu yazıda da bu dönüşün iki katmanını birlikte ele almak istiyorum. Önce CEO'ların yeni gözdesi olan iktisadi argümanın, yani Jevons paradoksunun, gerçekte ne söylediğini ve nerede tökezlediğini, sonra da bu fikir değişikliğinin zamanlamasını açıklayan daha dünyevi etkenleri.
William Stanley Jevons, 1865'te yayımladığı The Coal Question (Kömür Meselesi) adlı kitabında dönemin İngiltere'si için kaygı verici bir gözlemi tartışıyordu. Watt'ın buhar makinesi kömürü çok daha verimli kullanılan bir enerji kaynağına dönüştürmüştü; yaygın beklenti, verimlilik arttıkça kömür tüketiminin azalacağıydı. Jevons tam tersini savundu. Verimlilik kömürü ucuzlatacak, ucuzlayan enerji yeni kullanım alanları açacak ve toplam tüketim azalmak bir yana artacaktı. Veriler Jevons’u haklı çıkardı; öyle ki İngiltere'nin kömür tüketimi on yıllar boyunca yükselmeye devam etti.
Bu gözlemin yapay zekâ çağına uyarlanmış hâlini en sistematik biçimde savunan isim, Apollo'nun başekonomisti Torsten Slok. Slok'un "Jevons istihdam etkisi" adını verdiği teze göre denklemde kömürün yerini emek alıyor. Yapay zekâ bir avukatın, muhasebecinin ya da danışmanın yaptığı işin bir kısmını ucuzlattığında, o hizmete erişimin maliyeti düşüyor; düşen maliyet, daha önce bu hizmetleri satın alamayan kişi ve işletmeleri pazara çekiyor; genişleyen pazar ise sektördeki firma ve çalışan sayısını artırıyor. Slok bu mekanizmanın hâlihazırda işlediğini gösteren veriler de sunuyor. Örneğin, Filipinler'deki çağrı merkezi istihdamı yapay zekâya en açık iş kollarından biri olmasına rağmen, son on........
