menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Özgür Özel’in liderliği abartılıyor mu, yeni parti hangi tabana oturur, bir anket rehberliğinde okuma…

58 0
02.07.2026

CHP’nin seçilmiş lideri Özgür Özel; 19 Mart 2025 ve 21 Mayıs 2026’da yargı merkezli iki büyük operasyon ile karşı karşıya kaldı. Birincisinde partinin cumhurbaşkanı adayı hapse girdi, ikincisinde parti fiilen elinden alındı, zor olduğunu bilse de hala geri almak için mücadele ediyor. Bu arada onlarca belediye başkanı, partili gözaltına alındı, soruşturmalar açıldı, tutuklamalar oldu. Bu süreçte Özel hiç durmadı. Şehir şehir memleketi gezdi, başlarına geleni, bunun herkes için risklerini anlattı, kitlelerin umudunu kaybetmemesi için büyük uğraş verdi, bunu da başardı. Özellikle son dönem kadınlarla, gençlerle, emekçilerle, evde, yolda, köyde buluşmaları önemli. Bugün itibariyle yapılan anketlere bakılırsa Özel ve arkadaşlarınca kurulacak yeni parti yüzde 30’lar civarında bir oy alacak. Şimdi başlıktaki soruma geri dönüyorum. Özgür Özel’in liderliği abartılıyor mu? 

Bu soruyu neden sorduğumu açıklayayım. Bir süredir özellikle sosyal medyada ‘iktidar yakını olmadığı düşünülen’ kimi isimler Özel’in ortaya koyduğu performansı küçümseyen bir tavır izliyor. Elbette her görüş önemli. Ben kendi baktığım açıdan gördüklerimi aktarayım.  

2019’da Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş büyük bir başarıyla iktidardan iki kritik yeri İstanbul’u ve Ankara’yı almayı başardı. 47 yıl sonra birinci parti haline geliş 2024 yılında Özel’in genel başkanlığında oldu. Elbette başta yukarıdaki iki ismin büyük katkısıyla. 2024 aynı zamanda ‘yenilemeyeceği düşünülen bir partinin-ittifakın-liderin’ yenilebileceğini göstermesi açısından da önemliydi. 2024 Ekim ayında Kürt Sorunu’nun çözümü arayışları ile CHP’ye yapılmaya başlanan operasyonların tarihinin çakışması tesadüf olmasa gerek. Ancak Özel bu süreçte, bir yandan yargı kararları ile ‘boğuşurken’ öte yandan barış-çözüm arayışlarında da masadan kalkmadı. Geçen hafta gittiği Diyarbakır’da gördüğü ilgi izlediği politikanın karşılık bulduğunu gösteriyordu. CHP tabanı ile Kürt seçmenin ayrışmasının önüne geçti. Ve elbette sokakla konuşan, mücadeleyi salondan meydana taşıyan, demokratik alanın daraltılmaması için çabalayan bir isim de oldu. Meclis-sokak-cezaevi üçgeninde eşit bir dağılımla, ‘yol arkadaşlarını terk etmeden’ bir değer yarattı. Liderlik, kriz anlarında yön tayin edebilmek ise şu ana kadar yönü doğru tayin etti. 

Özel ve arkadaşları gündemi belirleyen, iktidarı savunmaya zorlayan ve farklı toplumsal kesimlerle temas kurmayı başaran bir yapıda. Özgür Özel’in farkı, ortaya çıkan toplumsal enerjiyi örgütlü bir siyasal dile çevirmeye çalışması oldu. Eleştirilecek yönleri yok mu? Elbette var. Özgür Özel’in sokaktaki, alandaki başarısının, ana sorunlara dair bir metne dönüşmesinden etrafındaki dar kadronun yeni yüzlerle........

© T24