menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir fotoğrafın düşündürdükleri; Kürt sorununa ‘Beyaz Türk' kibriyle bakmak…

71 0
previous day

14 Haziran 2026 tarihini taşıyan bir fotoğraf karesi. Klişe kelimeleri sevmiyorum ama ‘tarihi’ bir anlam taşıyor. Kürt siyasetinin iki önemli ismi Ahmet Türk ve Gültan Kışanak yan yana. Başta ana dil, en temel haklar, barış ve memlekette eşit vatandaş olarak birlikte yaşamı mümkün kılmak için mücadele ile geçen-geçecek hayatlar. Kolay değil elbet. Her ikisinin geçmişinde de Diyarbakır Cezaevi’nde en ağır işkencelere maruz kalmak, defalarca özgürlüklerini kaybetmek, partilerinin kapatılması, seçilme haklarının ellerinden alınarak yerlerine kayyım atanması, ama sonuçta hiç vazgeçmemek var. Şu aralar özellikle ‘Beyaz Türkler’ içindeki kibirli bir kesim arasında yaygın olarak dile getirilen iki ‘ezber’, onların, onlar gibi mücadele edenlerin hayat hikayelerine de, aldıkları tutumlara da bakılarak aslında fazlasıyla yanıtlanıyor. İlk ezber ‘Kürtler iktidarla anlaştı, demokrasi mücadelesinden vazgeçti’…

En basit sorudan başlayalım. 2019 yerel seçimlerinden 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerine (muhalefet masasında beraber görüntü verilmesinden kaçınılmasına rağmen) kime destek verdi Kürt seçmen? Üstelik Türkiye siyasetinde herkese konuşabilen Selahattin Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılması kararına ortak olunmasına rağmen. Ya da 19 Mart ve 21 Mayıs’ta ana muhalefete yapılan yargı operasyonlarına sessiz mi kaldılar? DEM Parti’nin başta eş başkanları olmak üzere her kademenin itirazları unutuldu mu? Bugün haklı olarak ana muhalefete yapılan yargı baskısına direnildiği-itiraz edildiği kadar Kürt siyasetine-partilerine yapılana aynı güçte yanıt verildi mi? Bugün demokrasi gidiyor da dün demokrasi duruyor muydu?

Kendilerine normalleşme arayışlarını hak görenler, çok ağır bir sorunun çözümü için çaba sarf edenleri bu kadar kolay ‘gözden çıkarmayı’, ötekileştirmeyi, ‘iktidar yandaşı görmeyi-göstermeyi’ nasıl içlerine sindiriyor? Kürt sorununun çözümü için iktidarın çerçevelediği alan dışında alanlar yaratma, iktidarı zorlama şansı yok mu gerçekten? Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana her dönemin güçlüleri tarafından inkar ve baskı politikalarına mahkum edilmiş Kürtlerin bitmeyen çabası nasıl bu kadar kolay inkar edilebiliyor? Son on yılda kalıcılaştırılmaya........

© T24