menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

2007’den 2026’ya, Yaşar Kemal’den Burhan Sönmez’e, barışa 'pênc-rê’ açmak: Ya gerçek demokrasi ya da hiç

46 0
14.06.2026

Önce sizi 19 sene öncesine götüreceğim. 2007 Ocak ayına. Çatışmalı, acı dolu günlere. Ankara’da iki günlük Türkiye Barışını Arıyor’  başlıklı bir konferans toplanıyor. Katılımcılar arasında Vedat Türkali, o sırada DTP Eşbaşkanı olan Ahmet Türk, eski DEP’li milletvekilleri Orhan Doğan, Hatip Dicle, Fehmi Işıklar, eski DEHAP Genel Başkanı Tuncer Bakırhan,  Eşber Yağmurdereli, Gençay Gürsoy gibi isimler var. Konferansın açılış konuşmasını ise Yaşar Kemal yapıyor. Bu toprakların yetiştirdiği en önemli edebiyatçılardan Yaşar Kemal. Kendi konfor alanını değil memleketin demokrasi-barış geleceğini düşünen, pek çok kez yargılanan isim. Ama onu yargılayanlar, aleyhinde konuşanlar hatırlanmıyor, onun yazıları, kitapları, o gün yaptığı konuşma hala hafızalarda.

O gün diyor ki Yaşar Kemal:

‘Bu şiddetin, bu savaşın Türkiye'ye ne kadar zararı oldu biliyorlar mı sayın savaşsever milliyetçilerimiz? Bu savaşta günler geçtikçe ne kadar tükendiğimizi, tükeneceğimizi, Allah için, bir düşünen var mı, nereye gidiyoruz, bir bilen var mı? Bir insana, bir halka ne yaparsanız yapın, bir insanın, bir halkın onuruyla oynamayın. Bu benim gençliğimden bu yana, dilime pelesenk ettiğim sözümdür. Bizim yöneticiler, bunun tersini yaptılar. Halka etmediklerini bırakmadılar. Yöneticilerin, onlardan bağımsız korucuların halka yapmadıkları kalmadı. O kadar zulümler yaptılar ki, söylemeye dilim varmıyor.

Ülkemizde milliyetçi kisvesine bürünmüş ırkçılar var, onların da dillerine pelesenk ettikleri bir sözleri var: Türk'ün Türk'ten başka dostu yok. Bir ülke halkına bundan daha korkunç söz edilmez. Hele Kürtlere böyle sözler etmemelisin. Kürtler sana gücenir. Sevgili milliyetçi dostlara söyleyeyim ki, sevinsinler, rahat etsinler. Türk'ün Türk'ten başka dostu var. Gizli saklı değil. Malazgirt'ten bu yana Kürtler Türklerle dost. Bu, Kurtuluş Savaşı'na kadar sürmüş. Kimileri yazıyor, söylüyor ki Kürtler, Kurtuluş Savaşı'nda Türklerle birlikte olmasaydı bu savaş zordu.

Kürtler barış istiyorlar. Onların bu istekleri candan, yürekten değilse, bir oyunsa çok çabuk anlaşılır. Kürtleri dışlayan milliyetçi ırkçılarımız var. Onlar her bir şeyi konuşmakta özgürdürler. Bu insanlar dünyadan, yurdunun insanlarından habersizlerdir. Halkımız demokrasiye can attığı halde demokrasi nimetine kavuşamadık. Böyle giderse biz demokrasi nimetine kavuşamayacağız. Çağımızda bir ülkenin demokrasiye kavuşması bir ülkenin onurudur.

Yıllarca önce ben, demokrasi, Kürt sorunundan geçer demiştim. Sen milyonlarca vatandaşının dilini yasakla, kendi diliyle yazacak okuyacak okulu da yasakla. Kendi dilini araştıracak, geliştirecek üniversiteyi de yasakla... Kürtler Lozandan azınlık olarak çıkmadı. İyi ki azınlık değilmiş. Neredeyse Kürtlere yasaklanmayacak hiçbir şey bırakılmayacakmış.

Bir de Kürt dili yok diyenler var, türlü uydurmalara başvurarak, Kürtçe çok şiveli bir dilmiş! Ya bilmiyorlar, ya pişmiş aşa su katıyorlar. Kürt dili zengin bir dildir. Zengin dillerin çok şivesi olur, her bölgede, her yörede değişir.

Kürt dilinin zengin bir edebiyatı vardır. Yazılı edebiyatı olan diller yaşamını, uzun zaman sürdürür. Kürt dilinin büyük eski destanları vardır.........

© T24