Teminat sınırı 10 milyon liraya çıktı: Vergi affı ihtimali zayıflıyor mu?
13 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11414 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 6183 sayılı Kanun’un 48. maddesinde yer alan 1 milyon liralık teminat sınırı 10 milyon liraya yükseltildi. Bu düzenleme, vergi ve diğer kamu borçlarını tecil ettirmek isteyen mükelleflerin borçları 10 milyon lirayı aşmadığı sürece ayrıca teminat göstermeyecekleri anlamına geliyor.
Peki bu değişiklik tam olarak ne ifade ediyor? Gelin birlikte değerlendirelim.
Tecilin kapsamı
Öncelikle belirtmek gerekir ki tecil, tüm kamu borçlarını kapsayan genel bir mekanizma değil. Gelir vergisi, kurumlar vergisi, SGK primleri, motorlu taşıtlar vergisi ve trafik cezaları gibi bazı borçlar tecil edilebilirken; özel tüketim vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi, özel iletişim vergisi ile bazı harç ve fon kesintileri bu imkânın dışında kalıyor. KDV bakımından ise sınırlı bir tecil imkânı bulunuyor.
Bu nedenle tecil, kamuoyunda zaman zaman düşünüldüğü gibi her borca uygulanan genel bir yapılandırma sistemi değil.
Tecil talebinin kabulü de otomatik bir süreç değil. Kanundaki “çok zor durum” şartı, borcun hiç ödenemeyecek olması anlamına gelmiyor; borcun ödenmesi halinde mükellefin mali dengesinin ciddi şekilde bozulacak olması aranıyor.
Bu nedenle vergi idaresi, başvuruları bilanço, nakit akışı, borçluluk ve ödeme gücü gibi kriterlerle değerlendiriyor. Yargı kararları da ispat yükünün mükellefte olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Dolayısıyla tecil, teoride geniş bir imkân gibi görünse de uygulamada sıkı bir incelemeye bağlı istisnai bir kolaylık niteliğinde.
Teminat sınırı yükseltildi
Tecilin maliyeti yalnızca faizle sınırlı değil; bazı durumlarda teminat da gerekiyor. Daha önce 1 milyon lira olan teminatsız tecil sınırı, 13 Haziran 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı........
