Pazarlanan bir vahşeti tüketme iştahı ve medya yamyamlığı
Diğer
05 Şubat 2026
Sosyal medyaya bir anda yayılan o korkunç görüntülerin gerçekliğine hızla inanmak istiyorsunuz. Bambaşka bir çocuk suistimali trafiğinin gönüllü çoğaltıcısı haline geldiğini fark etmediğiniz öfkeli kalabalığın parçası oluveriyorsunuz. Önünüze düşen görüntüleri ve bilgileri hiç sorgulamadan paylaşarak, gözünüze tutulan ışığın bir tuzak olma ihtimalini yok sayıp, kendinizi herkesle birlikte aynı uçuruma atıyorsunuz.
Aslında bir an durup düşünseniz…
Epstein dava dosyasında olduğu öne sürülen kimi sahte görüntülerin ve iddiaların çığırtkanlığını yapmanın ne anlama geldiğini sorgulayacak çok geniş bir alan bulacaksınız.
Evet dünyada korkunç şeyler oluyor. Uyuşturucu, silah ve fuhuş ticareti en karanlık ilişkilerle sürüyor. Evet küçük çocuklar cinsel meta olarak pazarlanıyor. Evet bu olaylara ünlü isimler, güçlü isimler de karışıyor. Ve aradaki bağlantılar o kadar karmaşık ki ipin ucunu çekerseniz tüm sistem yıkılıyor.
Ne bu ne de ipin ucunun asla çekilmiyor olması yeni bir bilgi değil.
Para ile hukukun danışıklı dövüşünden nemalanan çürük devlet sistemleri ayan beyan ortada. Liderlerin güvenilmezliği, muhaliflerin niyetlerinin belirsizliği, paylaşılamayan ganimetler yüzünden üzerinden silindirle geçilen bir insanlık… Aynı sistem farklı aktörler tarafından yüzyıllardır mütemadiyen sürdürülüyor. Ve siz o sistemin gönüllü kobayları olarak üzerimizde denen her şeye boyun eğiyorsunuz.
Dehşete düşülmesi gereken temel gerçeklik buyken sizin dehşete düşmek için gerçeğe değil gerçeğin eğilmesine, bükülmesine ve köpürtülmesine ihtiyacınız var.
Neden gerçekler sizin için yalanlar kadar etkileyici değil? Neden gerçek skandallar için kılınızı kıpırdatmak konusunda güçsüz olduğunuza kolayca ikna oluyorsunuz da skandal olarak sunulan yapay bilgilerin peşine hemen sorgusuz sualsiz düşüyorsunuz? Mağduru olduğunuza inandığınız bu düzenin aynı zamanda zalimi olma olasılığınızdan nasıl oluyor da hiç ürkmüyorsunuz?
Çocuk hassasiyeti üzerinden pazarlanan değerler aslında insanlığın bile isteye değersizleştirdiği gerçeklerin röntgenidir. O röntgene dikkatlice bakmazsanız, bir felaket olduğunda kendinizi o felaketin gerçek sorumlularını saklamak için yaratılan bir lunaparkta önünüze atılan oyuncaklarla oyalanırken bulursunuz.
Aileden okula, camiden kiliseye her yerde........
