menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hazırlıklı olun, sular kesilecek!

28 31
08.02.2026

Diğer

08 Şubat 2026

Ve adım adım gelen felaket, sonunda kapıyı çaldı.
Suyunuz sonsuza kadar kesilecek.
Sizin mahallede bir arıza yok. Arıza bütün dünyada!
Felaketin adı: Kuraklık. Yıllardan beri söylenen “su savaşları”nın kuru ve sıcak nefesi, insanlığın ensesinde duyulmaya başladı.

Bu söylem gençlik yaşlarımda da söylenirdi.
Onca nehri, gölleri görünce bu tehdit bana saçma gelirdi. Bunca su… Yer altındakiler, dağ zirvelerindeki karlar, kilometrelerce uzanan buzullar…
Kullan kullan bitmez gibi gelirdi…

Ta ki geçenlerde yayımlanan Birleşmiş Milletler Üniversitesi’nin hazırladığı raporu okuyuncaya kadar!
Rapor, dünyanın “küresel su iflası” dönemine girdiğini bildiriyordu.

İç karartıcı raporda, asırlardan beri yapılan bilinçsiz su kullanımının “kaynaklarda geri dönülmez bir hasara yol açtığı” belirtiliyordu.
Raporun son paragrafında uzmanlar, bu krizin küresel ölçekte kalıcı bir risk hâline geldiğini vurguluyor ve “yüzyılın en büyük çatışma nedeni” olacağını öne sürüyorlardı.

Yani dünya hiç huzura kapılmayacaktı.

Petrolden sonra su savaşları!

Raporda, “ormansızlaşmanın, kirliliğin, toprakların bozulmasının, suyun aşırı kullanılmasının, yer altı sularının tükenmesinin, küresel ısınmanın, su sistemlerinin kendini yenileme kapasitesinin azalmasının” su kıtlığına neden olacağı öne sürülüyordu.

Yer altı sularının tükenişinin en yakın örnekleri Konya, Aksaray çevresindeki obruklarda görünüyordu.
Alttaki su bitince toprak çöküyor, ortaya kuru havuzlar çıkıyordu.

Biliyorum, karın yoğun yağıp yolları kapadığı, yağmurun sel olup önüne geleni silip süpürdüğü bu “ıslak” günlerde kimsenin aklına kuraklık düşmez.
Toprak çatlamadan susuzluk konu edilmez.

Eğer su yönetimi doğru yapılmazsa, yollara geçit vermeyen karlar barajlara, göllere gideceğine çamura dönüşecek.
Yağmur da öyle… Evleri, yolları, meydanları basan, tarlaların verimli topraklarını alıp götüren sel suları da denize kavuşup ziyan olup gidecek.

Petrolümüz yok, bari suyumuzla dünyaya hava atalım.
Tabii nehirleri, gölleri kurutmazsak!
Yağmur ve kar sularını yönetebilirsek!

Pazar pazar biraz daha canınızı sıkayım:
Geçen temmuz ayı, son 55 yılın en sıcak ayı oldu. Güneş, göllerdeki, nehirlerdeki suyu buharlaştırıp aldı götürdü.
İklim değişikliği, yağış rejimlerini de değiştirdi. Ekim 2024 ile Eylül 2025 arasında son 52 yılın en az yağmuru yağdı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü, ülkenin büyük bir bölümünü “Olağanüstü Kuraklık” sınıfına aldı.
Sıcak ve kuru hava yüzünden 53 şehirde, 110 bin futbol sahası büyüklüğündeki orman yandı, bitti, kül........

© T24