menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Beren Saat: Bir kadının istediği kişi olma hakkı

23 0
24.06.2026

Geçen hafta çok küçük bir grubun katıldığı özel bir davetle Beren Saat’in EP’sini dinledik. Sinema salonu ortamında, her şarkı için yapay zeka ile yaratılmış farklı Berenler bize eşlik etti. Birinde Zeyna gibi bir savaşçı, birinde operadaki zarif bir hanımefendi… Sinema salonundan çıkarken adım attıkça bal peteğine dönüşen ışıklı bir yolda yürüdük, müzik eleştirmenliğinin ve yakın Türk müzik tarihinin duayeni sevgili İzzet Öz, bu ışıklı yolda yürürken “Muazzam detaylı bir iş” dedi. Gerçekten öyleydi. Davetin her detayı düşünülmüştü.

Beren Saat, çok heyecanlı bir kız çocuğu gibiydi. Her zamanki ışıl ışıl gözleri, gülümsemesi hafif titreyen sesinin önüne geçemiyordu. 2018’de Atiye dizisinin çekimleri sırasında Mardin’deyken yazdığı Shero şarkısından, ailesindeki bir kadını kaybettiğinde yazdığı şarkı sözlerine kadar her şeyi anlatırken, bu şarkıların herkesin yorumladığı gibi “bir anda canı öyle istediği için” ortaya çıkmadığını söyledi. Çocukluğundan beri istediği şeydi şarkı söylemek ve işte, şarkıları ile karşımızdaydı. 

Çoğu kadının hayatını, kariyerini sorguladığı yaşlarda Beren Saat. 40’lara gelince, o güne dek yapmak isteyip ötelediğin ya da “ne derler” baskısıyla yapmadığın, herkes tarafından kabul gören yolların dışına çıkmayı düşündüğün yaşlar. Bu yaşlarda çoğu kadın kurumsal hayatı bırakır, daha önce hobi olan zevklerini işe dönüştürür, kariyer değiştirir. Tabii yeterince cesaretliyse ve hayatı izin veriyorsa. Çoğu kez de o güne kadarki işinde başarılı ise yadırganır bu kararı. Aslında bu kadınlar işlerini kadar iyi yapar ki, herkes onun başka bir şey yapabileceğini unutur. Beren Saat için de durum böyle. Oyunculukta o kadar başarılı ki; başka bir şey yapabileceğini unutuyor insan. Bihter'in çaresizliğini, Fatmagül'ün sessiz direnişini, Kösem'in iktidar yorgunluğunu, Atiye’nin gizemini taşıdı omuzlarında. Yıllarca ekranların hafızasında yaşadı, neredeyse bir nesil onunla büyüdü. Beren Saat'in kariyeri, Hatırla Sevgili'den Aşk-ı Memnu'ya, oradan Fatmagül'ün Suçu Ne?'ye ve Muhteşem Yüzyıl: Kösem'e uzanan yirmi yılı aşkın bir yolculuk. Ama mesele kimi oynadığı, kaç işte rol aldığı değil. O rolleri canlandırma hali. Beren Saat hiçbir zaman gürültücü bir oyuncu olmadı. Ekranda bağırmadan ağladı, yükseltmeden kırıldı. Bu, Türk televizyonunda nadir bir beceri: abartmadan acı çekebilmek. Tam da bu yüzden izleyici onun yüzünde kendi acısını görme cesareti buldu, repliklerini ezberledi, mimiklerini tekrarladı.

Bihter karakteri için hala mevlütler okutulsa da onun asıl başarısı “Fatmagül'ün Suçu Ne?” dizisiydi. Herkesin canlandırabileceği bir rol değildi o. Türkiye televizyonunun cinsel şiddeti, suskunluğu ve adalet arayışını bu kadar açık biçimde ekrana taşıdığı görülmemişti daha önce. Fatmagül, mağdur olmaktan adalet arayan bir özneye dönüşen bir kadındı; Beren Saat bu dönüşümü, ne mağduriyeti pornografikleştirerek ne de acıyı estetize ederek oynadı. Dizi, Türkiye sınırlarını aştı; Balkanlar'da, Ortadoğu'da, Latin Amerika'da dublajlandı, yeniden çekildi, akademik araştırmalara, kitaplara konu oldu, tartışıldı. Farklı dillerde, farklı kadınlar kendi susturulmuş hikâyelerini Fatmagül'de tanıdı. Bir Türk dizisinin bu kadar geniş bir coğrafyada kadınlara "senin hikâyen de anlatılabilir" demesi az rastlanan bir şey. Bir Türk dizisinin kahramanı, başka bir dilde, başka bir kadının cesaretine dönüştü. Bu, bir oyuncunun erişebileceği en büyük güçlerden biri, ekrandan taşıp gerçek hayata sızmak, birinin "ben de konuşabilirim" demesine vesile olmak. Beren Saat, bilerek ya da bilmeyerek, kolektif bir duygunun yüzü oldu, kadının sesini çıkartmasının yüzü. Oysa Beren’in başarısı, sesini hiç yükseltmeden, jest israf etmeden oynayan bir oyuncu olmasından geliyor.  pPop kültürün en etkili güçlerinden birine dönüşmesi tam olarak böyle. Ekranı kapatınca da içinizde kalan bir bakış, bir duraksamayla, gözlerini devirmesiyle var hayatımızda; sosyal medyada ya da magazinde polemikleriyle ya da abartılı........

© T24