menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yapay zekânın gölgesinde kadın-erkek eşitliği - 2

7 0
previous day

Sosyal medya algoritmaları: Etkileşim uğruna nefretin büyümesi

Sosyal medya platformlarının çalışma mantığı da kadınlar aleyhine sonuçlar doğurabilmektedir.

YZ tabanlı veri analiz araçları, kadınların konumlarını ve alışkanlıklarını takip etmeyi kolaylaştırarak fiziksel güvenliklerini tehlikeye atmaktadır. Sosyal medya platformları "etkileşim" odaklı tasarlandığı için öfke, kutuplaşma ve cinsiyetçi içerikler daha fazla görünür hale gelmekte; bu durum kadınlara yönelik koordineli dijital saldırıların zemin bulmasına imkân tanımaktadır. Mesele artık yalnızca "internet ortamında rahatsız edilmek" değildir: bu durum, kadınların kamusal hayata katılımını sınırlayan ve fiziksel gerçekliğe de sızan yeni bir baskı mekanizmasına dönüşmektedir.

Kadın gazetecilere, siyasetçilere, akademisyenlere ve aktivistlere yönelik organize saldırılar bu algoritmik mantıktan beslenir. Çünkü saldırgan içerikler daha fazla etkileşim yarattıkça, platformlar tarafından daha geniş kitlelere ulaştırılabilir.

Bu durumda platformlar pasif aracı olmaktan çıkar; dijital şiddetin yayılma hızını artıran yapısal aktörlere dönüşür.

İş gücü piyasasında kadınların rolü ve otomasyon riski

Yapay zekâ çağında kadınları bekleyen en önemli risklerden biri de istihdam alanındadır.

Otomasyonun en hızlı dönüştürdüğü alanların önemli bir bölümü kadın emeğinin yoğun olduğu mesleklerdir. Sekreterlik, idari asistanlık, veri girişi, müşteri hizmetleri, çağrı merkezi, perakende satış ve büro destek işleri bu alanların başında gelmektedir.

McKinsey Global Institute’un tahminlerine göre, yapay zekâ otomasyonuna en fazla maruz kalacak mesleklerin yüzde 58’i kadınlar tarafından yürütülmektedir.

Bu durum, kadınların iş gücüne katılımında ciddi gerilemelere yol açabilir. Çünkü kadınların yoğunlaştığı bu meslekler çoğu zaman düşük ücretli, sınırlı sosyal güvenceye sahip ve ekonomik tampon mekanizmaları zayıf alanlardır.

Tarih boyunca teknolojik dönüşümlerden en fazla etkilenen kesimler genellikle kırılgan gruplar olmuştur. Yapay zekâ dönüşümü de doğru yönetilmezse, kadın emeğini güçlendirmek yerine daha güvencesiz hale getirebilir.

Yeni meslekler kimin için doğuyor?

Yapay zekâ bir yandan bazı işleri ortadan kaldırırken, diğer yandan yeni meslekler de yaratmaktadır. Makine öğrenmesi mühendisliği, veri bilimi, yapay zekâ etiği, algoritma denetimi, siber güvenlik ve dijital ürün tasarımı bu yeni alanlardan bazılarıdır.

Ancak bu yeni mesleklerin önemli bir bölümü STEM olarak adlandırılan bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında yoğunlaşmaktadır. Bu alanlar tarihsel olarak erkek egemen yapılardır.

UNESCO’nun 2024 verilerine göre, küresel düzeyde yapay zekâ araştırmacılarının yalnızca yüzde 22’si kadındır.

Bu oran son derece önemlidir. Çünkü yapay zekâyı tasarlayan, kodlayan, test eden, denetleyen ve yöneten kadrolarda kadınlar yeterince temsil edilmiyorsa, ortaya çıkan teknolojilerin kadınların ihtiyaçlarını, deneyimlerini ve haklarını yeterince gözetmesini beklemek gerçekçi değildir.

Tasarım masasında kadın yoksa, sistemin sonuçlarında da kadınların eksik kalması şaşırtıcı değildir.

Kuzey Afrika ve Orta Doğu örneği

Yapay zekâ kaynaklı dönüşüm dünyanın her bölgesinde aynı sonuçları doğurmayacaktır. Bazı bölgelerde kadınlar çok daha kırılgan konumdadır.

Kuzey Afrika ve Orta Doğu’da çalışan kadınların yüzde 70’inin yapay zekâya duyarlı mesleklerde istihdam edildiği belirtilmektedir. Bu oran, var olan toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin daha da derinleşme riskini göstermektedir.

Bu bölgelerde kadınların iş gücüne katılımı zaten birçok yapısal engelle sınırlıdır. Yapay zekâ kaynaklı iş kayıpları, iklim krizi ve ekonomik baskılarla birleştiğinde, kadınlar açısından çok daha ağır sonuçlar doğurabilir.

Eğitim teknolojileri ve dijital okuryazarlık uçurumu

Yapay zekâ destekli eğitim araçları çoğu zaman fırsat eşitliği vaadiyle sunulmaktadır. Ancak bu sistemler de var olan kalıpları yeniden üretebilir.

Büyük çevrimiçi öğrenme platformlarında kullanılan ders öneri algoritmaları, geçmiş kullanıcı davranışlarını temel aldığında kız öğrencileri STEM içeriklerinden uzaklaştırıp beşeri bilimler, bakım odaklı alanlar ya da geleneksel kadın meslekleriyle ilişkilendirilen........

© T24