Barışı ilan edelim de halklar arasındaki nefreti ne yapacağız?
BBC’nin Rusça sitesinde birkaç gün önce ilginç bir yazı çıktı. Başlığı: “Ermenistan ve Azerbaycan barışa hazırlanıyor ama halklar arasındaki düşmanlığı nasıl yeneceğiz?”
Evet, neredeyse 35 yıl süren ve farklı aşamalardan geçen Karabağ Savaşı sonuçlandı. Taraflar ateşkesi sağladı. Muhtemelen bu yıl veya 2027 içinde tarihî barış anlaşmasını imzalayacaklar.
Yakın zamana kadar birbirlerine karşı sert açıklamalar yapan Azerbaycan ve Ermenistan liderleri Aliyev ve Paşinyan artık sık sık bir araya geliyor, sorunları açıkça ele alıyor, sohbet ediyor, hatta şakalaşıyor.
Bu ortamın sağlanmasında Azerbaycan’ın bölgede kesin bir askerî üstünlük sağlamasından Paşinyan’ın bir dizi konuda büyük bir evrim-özeleştiri süreci geçirerek uzlaşmacı tutuma gelmesine kadar bir dizi faktör etkili oldu (Hâlâ birçok Ermeni lider, “sonuna kadar savaş” sloganlarına sempatiyle bakıyor; “sonu” mevcut güçler dengesinde ülkeleri açısından pek iyimserlik verici görünmese de).
Öyle veya böyle, olay yine şuraya geliyor: Bütün savaşlar barışla (veya en azından ateşkesle, silahların susmasıyla) biter. Birkaç gün de, yıllarca, hatta on yıllarca sürse de. Bu gerçek ne kadar erken anlaşılırsa o kadar insan trajedisinin önüne geçilmiş olur.
Ya da tersine, bu anlaşılmaz veya umursanmazsa, bugün devam eden Rusya- Ukrayna Savaşı’nda olduğu gibi, bazen günde sadece 15-20 km ilerlemek için yüzlerce genç insan kurban edilir.
Efendi’nin tavrı ve gelen tepkiler
BBC’deki yazının başında bundan üç ay kadar önce Kazakistan’da düzenlenen İpek Yolu Yıldızı müzik yarışmasının finalinden ilginç bir an gündeme getiriliyor. Azerbaycanlı şarkıcı Samira Efendi, Ermeni şarkıcı Saro Gevorgyan’a tam puan veriyor ve barış adına güzel sözler dile getiriyor. Ardından iki........
