menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bekleyişin estetiği: Olanlar olmadan önce

18 4
20.01.2026

Diğer

20 Ocak 2026

Don Ritchie’yi Beklerken

Hafta sonu okulların tatil olmasıyla İstanbul biraz sakinleşti. Şehrin üstüne asılı kalan gri bulutlar ise Hrant’ı anmadan gitmek istemiyor gibi. Kar mı yağıyor yağmur mu derken evden çıkası gelmiyor insanın. Rüyamda şiddetli yağmurdan çatının aktığını görüp yatağın ortasına koyacak bir kova ararken uyandım. Neyse ki akan bir şey yoktu. Bu kasvetli atmosferin melankolisiyle sosyal medyada gezinirken genç sanatçı Mavi’nin (Melike Mavi Çatkın) tam bu ruh halimi yansıtan bir resmi karşıma çıktı: Don Ritchie’yi Beklerken.

Enerjimi toplayıp resmi görmek için bir gayret evden çıkmaya hazırlanıyordum ki serginin dijital platformda olduğunu farkettim. Biraz işime geldiğini söyleyebilirim ama tatminsizlik duygusuyla karıştı. Mavi’nin tuval üzerine yağlıboya çalışmaları “Olanlar Olmadan Önce” başlığıyla Art Column’da sergileniyor.

Sanatçının Don Ritchie’yi Beklerken adlı oto-portresi; kavramsal omurgasını sanat tarihsel bir derinlikle genişletiyor. Andrea Mantegna’nın Ölü İsa’sıyla (Lamentation over the Dead Christ, c. 1480) kurulan bağlantı dramatik bir jestin ötesine geçiyor.

Orta Çağ ikonografisinde İsa’nın ölümü çoğunlukla kurtuluşun habercisi, diriliş vaadi olarak temsil edilirken Mantegna’nın resminde İsa, Tanrısal bir figürden çok ölü bir bedendir. Diriliş vaadi henüz yoktur. Yanlarda yas tutan figürler Meryem ile Yuhanna vardır ama merkeze alınmazlar. Mantegna sert perspektifi ölü bedeni rahatsız edici biçimde yaklaştırmak için kullanır. Rönesans resminin ilerleme, uyum ve insan-merkezcilik anlatısını içerden bozar. Bu resimde tanrısal iktidar geri çekilmiş, anne çaresiz kalmış, izleyici tanık konumundadır. İsa’nın bedeni kutsal bir anlatının parçası olmaktan çok, ağır ve sessiz bir beden olarak karşımızda durur.

Mantegna’nın resmiyle biçimsel bir akrabalık kuran Mavi’nin otoportresinde teselli ya da kurtuluş vaadi yoktur. Aksine kurtuluş fikri askıya alınmıştır.

Sanat tarihi ve ikonografik kökenlerle derin bir diyalog içerisinde kullandığı tekniği ve kompozisyon tercihleriyle sanatçı, geleneksel figüratif resmi çağdaş bir melankoli ve yabancılaşma estetiğiyle birleştirir.

Resmin adı, Samuel Beckett’in Godot’yu Beklerken adlı eserine açık bir selam gönderir:

“…Ama alışkanlıklar........

© T24