Yaş doğrulama, herkesin gizliliğini tehlike atar
Bugünlerde TBMM’de 15 yaş için sosyal medyanın yasaklanmasına yönelik “yaş doğrulama” sistemi konuşuluyor. Ama sistem yararından çok zarar getirecek. Başlıktaki ifade Epic Games’in kurucusu Tim Sweeney’e ait. Tim Sweeney 2 hafta kadar önce yaş doğrulama konusunda bir açıklama yaptı. Bu açıklama en kritik 2 noktaya değiniyor:
"Çocukları çevrimiçi ortamda korumak, herkesin gizliliğini tehlikeye atan bir gözetim altyapısı kurmayı gerektirmemeli.
Hükümetler uygulamaları hassas verileri toplamaya zorladığında, ekosistem kaçınılmaz olarak üçüncü taraf doğrulama sağlayıcılarıyla doluyor. Bazıları sorumlu, ancak çoğu değil ve veri sızıntıları işte burada gerçekleşiyor. Aileler işte burada risk altında kalıyor."
Sadece bizde değil, tüm dünyada birdenbire yetişkinlere yönelik oyunlar ve web siteleri için yaş doğrulama kuralları konuşulmaya başlandı. Kimisi vatandaşlık kimlik bilgileri, kimisi yüz doğrulama, kimisi ise platformun sorumluluğu ile yapmayı tartışıyor. Elbette yeni bir konu değil, internetin başından bu yana tartışılıyor. Ancak şimdilerde bu kadar öne çıkmasının nedeni olarak, sosyal medyanın yarattığı ortamın yok edilme isteği olduğunu belirtenler de var.
Sosyal medyadaki ifade özgürlüğü rahatsızlık mı yaratıyor?
“Sosyal medya” hayatımıza, aşağı yukarı 2005-2007’ler sonrasında girdi. Bunları, antik Yunan kentlerinin merkezinde halkın politik, dini, ticari her türlü konudaki gelişmeleri öğrendiği, fikirlerini açıkça beyan edebildiği “AGORA” meydanlarına benzetebiliriz. Yani demokrasinin bileşenlerinden birisi gibi gözüküyorlar. Halkın sesini duyuruyorlar.
Ancak halkın düşüncelerini bu derece aktarması hoşa gider mi? Noam Chomsky, Medya Gerçeği kitabında, 1985’lerde UNESCO altında yapılan ama kısa süre sonra sona erdirilen “Medyanın demokratikleştirilmesi” çalışmasına işaret eder. Neden sona erdirilmiş biliyor musunuz? Vatandaşın sesinin duyulması kurulu düzende sıkıntı yaratacağı öne sürülmüş.
Medyanın giderek tekelleşmesi sonucunda, bugün dünyada olup biteni öğrendiğimiz yer sosyal medya oluyor. Gerçi platformlar da “para kazanma” dertleri yüzünden hükümetlerle iyi geçinmeyi tercih ediyorlar (örneğin İmamoğlu’nun Twitter hesabının kapanması) ama bu bile yeterli bulunmuyor anlaşılan.
İşte engellenmesi gereken şey, sosyal medyanın sesinin kısılması ise, engellemenin en kolay yolu da sosyal medyaya kimliklerle girilmesi. Böylece ifade özgürlüğünün sonu gelir. Ama beraberinde 2 kritik sorun yaratarak.
Daha güçlü çocuk güvenliği söylemi aslında........
