Orta Doğu'ya yönelik açık kaynak istihbarat platformları kapatıldı, şeffaflık endişeleri artıyor
Bizde henüz çok konuşulmuyor ama dünyada "dijital detektifler" diye bir kavram var. Bunların diğer tanımı ; "Açık Kaynaklı İstihbarat Araştırmacıları (Open Source Intelligence - OSINT)" ve yaptıkları iş, kamuya açık bilgilerin toplanması ve analizi. Hükümetler, gazeteciler, araştırmacılar, işletmeler ve güvenlik analistleri, gizli kaynaklara dayanmadan olayları anlamak, faaliyetleri izlemek veya durumları araştırmak için kullanırlar.
Resmi bilgilerin yokluğunda, OSINT araştırmacıları yeni raporların iddialarını kamuya açık verilerle inceleyerek boşlukları doldurmaya çalışıyorlar. Önemli nokta, bilginin gizli istihbarattan ziyade açık kaynaklardan gelmesidir. Bu bizzat istihbarat kurumlarının kendileri tarafından da yapılan bir şey (özellikle kişisel verilerimizin bu kadar ortada olduğu günümüzde) ama burada bahsettiğimiz gönüllü (ya da bağımsız) açık kaynak istihbaratçıları. Bunlar bir çeşit dijital detektifler ve bilgileri biraraya getirerek, bütün resmi ortaya koyabiliyorlar.
Bir kaç örnek verelim; Bellingcat isimli İngiliz OSINT'in yürüttüğü bir çalışma Rusların Almanya'daki bir suikastini ortaya koydu. Bir başka çalışma Kuzey Kore'nin uluslararası ticaret yaptırımlarından nasıl kaçtığını gösterdi. 3 yıl önceki Kuzey Akım sabotajını da yine OSINT araştırmacıları ele almıştı. Bizden örnek ise, İsrail ile ticareti, gemi izleme siteleri üzerinden tespit eden Metin Cihan olmuştu.
ABD ve İsrail aldığı hasarın ortaya dökülmesini istemiyor
Şimdi son olarak ABD ve İsrail’in İran’a saldırısında, Ortadoğu’daki gelişmeleri takip eden, birçok açık kaynak istihbarat (OSINT) platformu ve analistin, son zamanlarda karanlıkta kaldığı (bazı uydu vs verilerin kapatıldığı) veya faaliyetlerini askıya aldığı kaydediliyor. Bu bir cins sansür durumu, batıdaki araştırmacılar ve politika yapıcılar arasında, kamuya açık çatışma izlemenin geleceği hakkında tartışmalara yol açtı.
Açık kaynak istihbarat, jeopolitik gelişmeleri izlemek için uydu görüntüleri, sosyal medya gönderileri, uçuş verileri ve gemi takibi gibi kamuya açık bilgilerin toplanması ve analizini ifade eder. Son on yılda, OSINT toplulukları, Ukrayna ve Gazze'deki savaşlar da dahil olmak üzere çatışmaları belgeliyor. Ortadoğu genelinde de askeri hareketleri izlemekte giderek artan bir rol oynadı.
Ama son haftalarda, Ortadoğu'ya odaklanan bir dizi OSINT hesabı ve platformu güncellemeleri kısıtladı veya tamamen kapattı. Analistler, yavaşlamanın arkasında yasal riskler, güvenlik endişeleri ve çeşitli ülkelerde artan siyasi baskı gibi faktörlerin bir kombinasyonunu gösteriyor.
Bazı araştırmacılar ayrıca uydu görüntüleri, havacılık takibi ve sosyal medya akışları gibi önemli veri kaynaklarına erişimin daha çok kısıtlandığını bildiriyor. Jeo-uzamsal veya takip verileri sağlayan şirketler, gerçek zamanlı istihbaratın kötüye kullanılabileceği gerekçesiyle çatışma bölgelerinde kısıtlamaları giderek sıkılaştırıyor.
OSINT analistleri için artan riskler
Bir diğer faktör ise, askeri hareketler veya altyapı hakkında hassas bilgiler yayınlayan analistlerin karşı karşıya kaldığı kişisel riskler. Son derece istikrarsız bölgelerde, OSINT araştırmacıları çevrimiçi taciz, yasal işlem veya siyasi baskının hedefi haline gelebiliyor.
Güvenlik uzmanları, gazetecilik, araştırma ve istihbarat toplama arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığını söylüyor. Hükümetler askeri operasyonlar hakkında gerçek zamanlı bilgilere daha duyarlı hale geldikçe, bu tür materyalleri yayınlayan analistler daha fazla incelemeyle karşı karşıya kalabiliyor.
Şeffaflık üzerindeki etki
Orta Doğu'daki OSINT faaliyetlerinin azalması, şeffaflık açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Bağımsız analistler genellikle askeri konuşlandırmalar, altyapı hasarı ve insani koşullar hakkında erken uyarılar sağlıyordu. Bu açık kaynaklı izleme araçları olmaz ise, gözlemciler çatışmalar hakkındaki bilgilerin giderek daha çok resmi hükümet açıklamalarına veya devlet kontrolündeki medyaya bağlı hale gelebileceği konusunda uyarıyor.
Bir güvenlik analisti, konuya dikkat çekiyor.
“OSINT, çatışma bölgelerindeki olayların bağımsız olarak doğrulanmasını sağlayan birkaç araçtan biri haline geldi. Bu kanallar ortadan kalkarsa, gazetecilerin ve araştırmacıların gerçekte neler olduğunu doğrulamaları daha zor hale gelir.”
OSINT yok olur mu?
OSINT araştırmacılarının sınırları olduğu da bir gerçek. Kapalı kapılar ardında, ülkeler daha fazla veriye ve teoriye sahip olabilirler. Orta Doğu'yu kapsayan birkaç OSINT sesinin aniden ortadan kaybolması, giderek dijitalleşen bir savaş alanında bilgi şeffaflığı ve güvenlik endişelerini artırıyor.
Uzmanlar, OSINT raporlamasındaki yavaşlamanın, küresel araştırmacı topluluğunun yeni kısıtlamalara uyum sağlamasıyla geçici olabileceğini söylüyor. Bazı analistler gerçek zamanlı güncellemeler yerine gecikmeli raporlamaya yönelirken, diğerleri hassas bulguları paylaşmak için özel veya davetle girilebilen kanallara geçiyor.
Aynı zamanda, yeni teknolojiler -özellikle uydu görüntülerini ve büyük veri kümelerini analiz etmek için yapay zeka araçları- gelecekte açık kaynaklı istihbaratın yürütülme şeklini değiştirebilir.
