Şehir balkonları
Diğer
10 Ağustos 2025
Şehrin dumanı tütüyor adeta...
Öyle sıcak bir yaz…
Güneş çekilip, ay belirmeye başladığında evin tek sığınılacak köşesi balkonum oluyor. Balkonumdan, gökyüzüne doğru yükselmeye başlayan yeni, tuhaf isimli, afili beton kulelerin arasında, hala bir avuç gökyüzü görünüyor.
Hatta farklı köşelerine geçerek AY fotoğrafları çekebiliyorum.
Sıcak hava, binalar arasında bir girdap oluşturup, binaları kızgın birer beton yığınına dönüştürüyor.
Bir zamanlar “bunlar da gökyüzünün fareleri diye” cebelleştiğim artık iyice seyrelen güvercinler sıcak havadan sersemlemiş balkonumun demirlerini kemiriyor, kargalar saksıların toprağını eşeliyor.
Zaman, mevsim ve tüm canlılar bize esir düştü.
İnsanın, hayata dair yasından, şikayetlerinden utandığı, neşelenmeye çekindiği bu zamanda yaz sıcağından şikayet etmek tam bir fantezi olur.
Donmuş kanlarını savaş ateşiyle ısıtmaya çalışan beyaz adamlar sarsak adımlarıyla çürümüş her şeyi gıcırdatıyor,
Öyle ki kulaklarım duymaktan cayıyor.
Zaten zaman da,gevşeyeceğine, zincirlerini gıcırdatarak iyice sıkılaştırıyor...
Bu yaz, ateşin yangını, düşünmenin tutsaklığı çağrıştırdığı coğrafyanın zaman boyutunu yakalamaya çabalamıyorum
Silivri’den yazılan notları, mektupları bir direniş güncesi gibi okuyorum
Geçmişin sürekli acıya uğradığı,yalnızca acının uğradığı, sanki düşman istilasından, korkunç bir savaştan kalmış bir ülkede yaşıyoruz.
Geleceğe dair tek isaret, benim de hala var olacağımı umduğum o ileri tarihte, olmasını arzuladıklarım yani arzularım.
Canlılığımı yitirmemek, sünepe bir umutsuzluğa aptalca teslim olmamak için öfke, intikam, arzu, kuvvetli umut gibi keskin duygularımı biliyorum…
Tıpkı canlılığını tehdit eden bir hastalığın bulgularıyla irkilen kişinin ölümlülüğü değil canlılığı kavrayışı gibi…
Bu kızgın temmuz sıcağına öykünüyorum aslında.
Güneşin batmazdan az önce, tüm gücüyle kızgın ışıklarını saçtığı anı kaydettigim o fotoğraf karesi gibiyim.
Dilekler direniyor ama.
Bununla ilişkili önemli bir işaret, tüm uğursuzluklara rağmen, Nisan başında kırlangıçların konduğu bir ağaca bağladığım marteniçkalarımın, yağmura, kırlangıçlara, güneşe direnip öylece bağlandıkları gibi duruyor olması.
Sabah........
© T24
